<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466</id><updated>2011-11-27T15:35:01.956-08:00</updated><category term='gelisim'/><category term='Beyin Gelisimi'/><category term='Saglik'/><category term='Ozgecmis'/><category term='Beyin'/><category term='Motivasyon'/><category term='Basari'/><category term='Oz Guven'/><category term='Yaklasim'/><category term='Pozitif Dusunce'/><category term='CV'/><category term='Giyim'/><category term='Yonetici'/><title type='text'>Kişisel Gelişim</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>25</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-2764481161120571801</id><published>2009-08-28T00:59:00.000-07:00</published><updated>2009-08-28T01:00:00.585-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>59 SANİYEDE ÇOK ŞEY DEĞİŞİR</title><content type='html'>&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;                                           &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                                                                                    &lt;/td&gt;                                       &lt;/tr&gt;                                                                              &lt;tr&gt;                                         &lt;td&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"&gt;                                                                                          &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                                               &lt;td height="17"&gt;&lt;/td&gt;                                             &lt;/tr&gt;                                             &lt;tr&gt;                                               &lt;td class="anasayfatext"&gt;Popüler psikolog Richard Wiseman’ın yazdığı kitaba göre cüzdanınızda bir bebeğin fotoğrafını tutarak ya da her konuşmanızı evcil hayvanınıza dayandırmayı bırakarak hayatınızı 59 saniyede değiştirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski sihirbaz, yeni psikolog, aynı zamanda aldatma psikolojisi üzerine doktora sahibi olan yazar, hayatınızdaki günlük alışkanlıklarınızda yapacağınız küçük değişikliklerle, hayatınızda çok büyük farklar hissedeceğinizi iddia ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın içinde aşk hayatından iş hayatına, karar alma stresinden, insanlarla ilişki kurmaya kadar bir çok değişik bölüm var. Kitabın yazarı Wiseman, kendi bilim bazlı kitabının diğer kişisel gelişim kitaplarından çok daha farklı ve etkili olduğuna inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın tavsiyelerinden biri, cüzdanınızda bir bebek resmi taşımanız. Kitaba göre küçük, şirin arkadaşınız sayesinde cüzdanınız her kaybolduğunda, bulan kişi mutlaka onu geri getirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kitapta yer alan diğer tavsiyeler;&lt;br /&gt;• Bir dahaki sefere bir toplantıya katıldığınızda, gurubun ortasında oturarak hızlı ve etkili bir psikolojik avantaj yakalayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bir randevudayken sıcak kanlı davranın (ilk andan itibaren), daha sonra ne kadar optimist olduğunuzu gösteri. Diyalog ilerledikçe ikinizin de hoşlanmadığı şeyler üzerine odaklanın ve partnerinizin mimiklerini taklit edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Mutluluğunuzu arttırmak için, ya da mutlu olmak için bir sebep aradığınızda, zorla gülümseyin ve bu ifadeyi 20 saniye boyunca koruyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Birinin sizden hoşlanmasını sağlamanın en iyi yolu ona iyilik yapmak değildir. Aksine onun size küçük bir iyilik yapmasını sağlayın ve buna izin verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Eğer çok fazla şey yiyip içtiğinizi düşünüyorsanız, gerçekten uzun bardaklar kullanın ve mutfağınıza, yemek masanızın karşısına bir ayna yerleştirin. Yemek günlüğü tutmayı da ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Dinlenilen deneyimler bir işe yaramaz. Konserlere gidin, kamp yapın, maceralara atılın. Böylece insanlara anlatacak kendi deneyimleriniz olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Başarılarınızı arkadaşlarınızla paylaşın. Böylece kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• İlişkinizi ayakta tutmak için gördüğünüz her negatif şey için, beş tane pozitif şey hatırlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bir iş görüşmesine gittiğinizde şansınızı arttırmak için kötü özelliğiniz olarak zaten çok belirgin olan bir şeyden bahsedin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yeni insanlarla tanışın, bir hobi edinin, bir organizasyona katılın; kısacası kendinizi geliştirmek için elinizden geleni yapın&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-2764481161120571801?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/2764481161120571801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=2764481161120571801' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2764481161120571801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2764481161120571801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2009/08/59-saniyede-cok-sey-degisir.html' title='59 SANİYEDE ÇOK ŞEY DEĞİŞİR'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-3920957662374963242</id><published>2009-08-20T02:17:00.000-07:00</published><updated>2009-08-20T02:19:30.881-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><title type='text'>Ramazan'da Ağız Kokusunu Gidermenin Yolları</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Tahoma;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ramazan ayında uzun süreli aç kalınması nedeniyle ağız kokusunun yoğunlaştığını söyleyen uzmanlar, yapılacak birkaç pratik müdahale ile bu olumsuzluktan kurtulmanın mümkün olduğunu belirtti. Uzmanlar, yemekten sonra dişlerin mutlaka fırçalanması, ayrıca çay ve kahve tüketiminin azaltılmasıyla Ramazan ayında ağız ve diş sağlığının korunabileceğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hekimi Burcu Çetinkaya, özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir), karaciğer yetmezliği gibi sistemik durumlarda ağız kokusunun görülebileceğini söyledi. Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak ya da sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve proteinin çözülmeye başladığını açıklayan Çetinkaya, "Bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır. Diş çürükleri, diş eti iltihapları, ağız kokusunun önemli nedenlerindendir." dedi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ağız içinde oluşacak herhangi bir enfeksiyonun bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olacağını vurgulayan Doktor Çetinkaya, diş ve diş eti hastalıklarının önemli ölçüde kötü koku yapacağını, ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezlerinin de zamanla gıda birikmesine &lt;nobr&gt;&lt;span id="linkzHighlighted_2544" style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7;" target="blank"&gt;yol&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; açacağından kötü kokulara sebep olabileceğini ifade etti. Çetinkaya, bu durumlarda yenilenmesi gerekenlerin değiştirmesi, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavilerin de yaptırılması gerektiğini kaydetti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;YEMEKTEN SONRA DİŞLER MUTLAKA FIRÇALANMALI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ramazan ayında uzun süreli aç kalınması nedeniyle ağız kokusunun yoğunlaştığını söyleyen Çetinkaya, bu tip şikâyetlerin ortaya çıkmaması için, oral dokuların kontrollerinin yapılması ve var olan etkenlerin uzaklaştırılması gerektiğini aktardı. Gece boyunca tükürük salgısının azaldığını ve ağzınızın içindeki yemek parçacıklarının uzun süre burada durduklarını belirten Çetinkaya, bu nedenle yemek yedikten sonra dişlerin ve dilin iyi bir şekilde fırçalanması, diş ipi veya &lt;nobr&gt;&lt;span id="linkzHighlighted_2540" style="border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7; " target="blank"&gt;ara&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; yüz fırçaları kullanılarak dişler arasındaki bölgelerin temizlenmesi gerektiğinin altını çizdi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AĞIZ KOKUSU İÇİN MUCİZEVİ CÖZÜM...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Sağlıklı Beslenme Uzmanı Dr. Dilek Polat, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyan doymamış yağ asitlerini &lt;nobr&gt;&lt;span id="linkzHighlighted_2512" style="border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7; " target="blank"&gt;yüksek&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; düzeyde içeren cevizin, kolesterol birikimini ve damar sertliğini önleyici etkisinin halk arasında artık daha iyi bilindiğini, bu nedenle damak zevkinin yanısıra ağız kokusu için de birçok insanın ceviz tüketmeye başladığını söyledi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;''Doğanın mucizelerinden'' cevizin &lt;nobr&gt;&lt;span id="linkzHighlighted_2521" style="border-bottom-width: 3px; border-bottom-style: double; border-bottom-color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7; " target="blank"&gt;farklı&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; kullanımının ise iyi bilinmediğini ifade eden Polat, yaş ve kuru ceviz kabuklarının basit işlemlerle çok etkili sonuçlar vereceğini kaydetti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;GÜÇLÜ VE CANLI SAÇLAR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Dr. Polat, saç dökülmesine ve saçlarının yeterince canlı olmadığını düşünenlere cevizin kuru ve yaş kabuğunu öneriyor. Polat, 20 tane cevizin sert kabuğunu 1 litre suda 10-15 &lt;nobr&gt;&lt;span id="linkzHighlighted_2532" style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0); line-height: 1.7;" target="blank"&gt;dakika&lt;/span&gt;&lt;/nobr&gt; kaynatarak elde edilen suyun saç durulamasında kullanılması durumunda, saçların dökülmesinin son bulacağını belirtiyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Taze cevizin yeşil kabuğunun az suyla kaynatılması sonucu macun elde edileceğini anlatan Polat, bu macunun da saç maskesi olarak kullanılabileceğini kaydediyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DİNLENME, TİROİD, AĞIZ KOKUSU&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Sağlıklı yaşamak ve beslenmek isteyenlerin mutfaklarından cevizi eksik etmemeleri gerektiğini ifade eden Dr. Polat, şu bilgileri verdi: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;''8 tane cevizi bir bardak suda 2 gün bekletin. Günde iki ceviz olmak üzere tüketin ve cevizleri içinde beklettiğiniz suyu da için, 4 günlük kür sonunda ne kadar dinlenmiş hissettiğinize şaşıracaksınız. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Cevizin arasında bulunan perdeleri atmıyoruz. 25-30 kadar ceviz perdesini bir litre suda güneş görmeyen bir yerde bir hafta bekletiyoruz. Sabahları aç karnına her gün bir bardak tüketiyoruz, tiroid hastalarına çok yardımcı olacaktır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ceviz yaprağını suda kaynatıp biraz zeytinyağı ekleyin. bu karışımla düzenli gargara yapıldığında ağız kokusu sorunu da ortadan kalkacaktır.'' &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Günde birkaç ceviz tüketmenin sindirim sistemi hastalıkları, öksürük, göğüs ağrıları gibi birçok şikayeti azaltığına işaret eden Dr. Polat, pürüzsüz bir cilt isteyenlerin de yine ceviz kabuğu suyundan yararlanabileceklerini kaydetti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;TEMİZ BİR NEFES İÇİN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ağız kokusunu test etmek için beyaz bir bezi dilinizin üzerine yerleştirin. 10 saniye bekleyin ve sonra koklayın. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Dişlerinizi düzenli fırçaladığınız halde ağzınızda koku var ya da test yaptığınız bez sarı renge mi dönüştü? Dilinizde çok fazla bakteri birikiyor olabilir. Bunun için her gün yumuşak bir bezle dilinizi temizleyin, Yine de istediğiniz sonucu alamıyorsanız o zaman bir iltihap söz konusu olabilir. Diş hekiminize başvurun.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-3920957662374963242?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/3920957662374963242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=3920957662374963242' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/3920957662374963242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/3920957662374963242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2009/08/ramazanda-agz-kokusunu-gidermenin.html' title='Ramazan&apos;da Ağız Kokusunu Gidermenin Yolları'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-3587520461506753196</id><published>2008-10-02T17:26:00.000-07:00</published><updated>2008-10-02T17:30:17.225-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin Gelisimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMAKTAN KORKMAYIN</title><content type='html'>Konuşma yaparak güvenilebilirliğinizin aniden arttığını hissedeceksiniz. Çünkü konuşma yaparken esasında, yeteneklerinizi, deneyimlerinizi ve kendinize güveninizi gösteriyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle hangi konularda konuşma yapabileceğinize karar vermelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İşte iki adımlık bir süreç:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Konuşmanıza başlık bulun. Herkes bir konuda uzmandır. Problem şu ki birçoğumuz yetenekli olduğumuz konuları görmezden geliriz. Ancak sizin bilgi birikiminizden yararlanabilecek pek çok insan olabilir. Genç ya da yaşlı, zengin veya fakir, işsiz ya da çalışan olabilirsiniz ama ne olursa olsun başkalarının işine yarayacak çok zengin bilgilere sahip olduğunuz bir gerçektir. Örneğin eğer yöneticiyseniz, liderlik ve motivasyon gibi konular üzerine konuşabilir, deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz. Yeni yönetciler veya yeni iş sahipleri için bu bilgiler tahmin ettiğinizden çok daha değerlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Dinleyici bulun. Birçok çalışma grubu, dernek, üniversiteler, şirketler konuşmacı arayışı içindedir. Onlara konuşma içeriğinizden bahsedebilir, neden onları ilgilendirdiğini açıklayabilirsiniz. &lt;br /&gt;Şimdi de topluluk önünde konuşma korkunuzu yenmeye geldi sıra. İnsan Kaynakları uzmanı Don Straits’e göre pek çok insan konuşmadan değil, nasıl görüneceklerinden yani kendilerini kötü bir duruma düşürmekten korkarlar. Ancak bu çok görülmüş bir durum değildir. Bazı insanlar devamlı olarak topluluk önünde konuşma yaparlar ancak onlar da sahnede yerlerini alırken sizin kadar heyecanlıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İşte size yardımcı olacak birkaç yol:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Derin Nefes Alın. Dinleyicilerinizin / seyircilerinizin karşısına çıkmadan önce birkaç defa derin nefes alın. Nefesinizi ağızınızdan alın, oksijeni ciğerlerinizde tutun sonra da burnunuzdan verin. Oksijen gerginliğinizi azaltır ve kafanızı toparlamanızı sağlar. Bunu her konuşma yapmadan önce denerseniz işe yaradığını göreceksiniz. Televizyonda canlı yayınlanan şovlara bir göz atın. Sunucu sahne aldıktan sonra birkaç defa derin nefes alıp verir. Böylece rahatlayıp kafasını toparlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Giriş cümlenizi çalışın. Kurduğunuz ilk cümleler hayati önem taşır. O an tüm gözler üzerinizdedir. Bu nedenle ilk cümlelerinizi ezberlemek zorunda değilsiniz ancak akıcı ve kusursuz bir şekilde ağzınızdan çıkana kadar çalışmalısınız. &lt;br /&gt;3. Materyallerinizi tanıyın. Konuşmanızda kullanacağınız materyalleri iyice araştırın, analiz edin, gözlemleyin. Neden bahsettiğinize emin olun. Küçük bir not: bir konu üzerinde üç kitap okuyan herhangi biri o konu üzerinde, dünyadaki diğer kişilerden yüzde 90 oranında daha fazla şey bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Dinleyicilerinizi tanıyın. Kime konuştuğunuzu bilmeniz çok önemli. Beklentileri neler? Ne öğrenmek istiyorlar? Onları hangi konular ilgilendiriyor? Sizi dinlemekteki amaçları ne? Eğitim düzeyleri ne? Demografik ortalamaları nedir? Bu soruların yanıtlarını bilirseniz, sunumunuzu dinleyicilerin ihtiyaçlarına göre şekillendirebilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Dinleyicilerinizle iletişim kurun. Sunumunuz sırasında kürsünün arkasından çıkın ve dinleyicilerinizle iletişim kurun. Soru sorun, yorumlarını alın, karşılıklı sohbet edebileceğiniz birkaç dakika yaratın. Onları da konuşmanın içine dahil ederseniz, daha iyi dinlemelerini ve konuşmayı takip etmelerini sağlayabilirsiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;6. Prova yapın. Mükemmel bir sonuca ulaşmayı hedefliyorsanız bol bol prova yapmalısınız. Ancak konuşmayı ezberlemekten kaçının, çünkü ezberden yapılan konuşmalar sıkıcı ve inandırıcılıktan uzak olur. Onun yerine materyallerinize ve konuşmanıza tam olarak hakim olacağınız seviyeye gelene kadar bol bol tekrar yapın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma öncesi hazırlıklarınızı tamamladınız, artık başarılı bir sunum yapabilirsiniz. Sunum sırasında kullanabileceğiniz birkaç ipucu etkili bir konuşmanın kapılarını size açacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Göz kontağı kurun. Dinleyicilerin arasında gezinirken mutlaka direkt göz kontağı kurun. Ancak bunu yaparken belirli kişilere odaklanmayın, her seferinde farklı kişilere bakmaya dikkat edin. Göz kontağını 4-6 saniye arası korumaya özen gösterin. Böylece sunumunuza daha fazla inandırıcılık katacaksınız ve dinleyiciler samimiyetinize inanacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Sesinizi iyi kullanın. Enerjinizi doğru kullanmalı, bunu sesinize yansıtmalısınız. Konuşma sırasında es’ler, ses iniş çıkışları ve tonları kullanın. Böylece dinleyiciler monoton bir ses dinledikleri için dikkatlerini başka tarafa yöneltmezler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Jest ve mimik kullanın. Dikkat ederseniz birçok konuşmacının vücut dilini kullanırken zorluk çektiğini göreceksiniz. İzleyici karşısına geçtiklerine özellikle kollarını kıpırdatmakta zorlanan ya da gelişigüzel sallayan, kürsünün arkasına saklayan konuşmacılarla karşılaşabilirsiniz. Konuşmanızı prova yaparken hareketlerinizi de işin içine katın. Hatta kelimeler kullanmadan prova yapmayı deneyin, sadece vücut dilinizi çalıştırın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Kişisel deneyimlerinize yer verin. Bilgi vererek beyne, kişisel deneyimlerinize yer vererek insanların duygularına hitap edersiniz. Dinleyicilerinizin dikkatini komik, trajik, romantik, arkadaşlık, aileye, hayata, başarıya ve kariyere dair hikayelerle çekmeye çalışın. Dinleyiciler bu tür kişisel deneyimlere ve hikayelere ilgi göstereceklerdir. Duygularına hitap ederek yaptığınız konuşmalar dinleyici üzerinde daha kalıcı bir etki bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Giriş cümlenize renk katın. Yukarıda da belirttiğimiz gibi konuşmanın ilk cümleleri çok önemlidir. Konuşmanıza bir hikaye anlatarak, harekete geçirici bir soru sorarak, istatistiki bir bilgiye ya da özlü bir söze yer vererek başlayabilirsiniz. Böylece dinleyicilerinizin dikkatini ilk cümleden kazanarak konuşmanın ilerleyen bölümlerindeki sürprizler için hazır tutabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Konuşmanıza mükemmel bir son verin ki daha fazlasını dinlemek istesinler. Birçok konuşmacının yaptığı hatalardan biri konuşmaya soru-cevap bölümüyle son vermektir. Bu davranışın, temposu gittikçe düşen bir kapanışa yol açacağı garantidir. Bunun yerine kendi kapanışınızı yapmalısınız. Bu kapanış dinleyicilerinizi şaşırtmalı, motive etmeli, konuşmayı büyük bir heyecanla terk etmelerini sağlamalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kapanış cümleleriniz şunları içerebilir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kişilerde kendine güven yaratın. Kendilerini iyi hissetmeleri için nedenler sıralayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harekete geçmelerini isteyin. Onlara bir hedef verin ve bunu başarmaları için onları yüreklendirin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Problemlerinin çözümünü bulmada yol gösterin. Sorunları çözmeleri için önerilerde bulunun, krizlerle nasıl başa çıkmaları gerektiği, başkalarından nasıl yardım alabilecekleri konusunda yol gösterin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstedikleri konuya yönelmeleri için onları yüreklendirin. Bu herhangi bir konu olabilir. Yazmak, bir topluluğa katılmak, terfi almak vs... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmele ulaşmaları için onlara ilham verin. En yüksek performansa ulaşmaları, hedeflerinin peşinden koşmaları ve her el attıkları işte başarılı olabileceklerine dair onlara nedenler verin. &lt;br /&gt;Yazan : Berna Çetin&lt;br /&gt;Kaynak : kariyer.net&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-3587520461506753196?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/3587520461506753196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=3587520461506753196' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/3587520461506753196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/3587520461506753196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/10/topluluk-nnde-konumaktan-korkmayin.html' title='TOPLULUK ÖNÜNDE KONUŞMAKTAN KORKMAYIN'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-5282013614881532858</id><published>2008-09-22T00:34:00.000-07:00</published><updated>2008-09-23T04:13:38.496-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin Gelisimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ozgecmis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><title type='text'>İş Görüşmelerinde Beden Dili</title><content type='html'>İş görüşmeleri sırasında kendimizi rakip sahadaymış gibi hissederiz. Bunun nedeni bilmediğimiz bir ortamda kendimizi gergin hissetmemiz. Çünkü orası bizler için adeta bir arena. Karşımızdaki matadora karşı galip gelmeye çalışırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;O halde bu arenada neler yapmalıyız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Herşeyden önce iş başvurusu yapacağınız kurumu, stratejilerini, misyonunu, ürünlerini bilmeniz gerekir. İş başvurusunda bulunduğu işletmeyi tanımayan kimsenin şirket kültürüne geç adapte olacağına inanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeye son derece uygun, şık ama abartılmamış bir kıyafetle, mümkünse takım ile gitmeli. Bayanların da takım elbise giyinmesi uygun olur ama etek (mini olmamalı), ceket, gömlek uyumluluğunda bir kıyafet de oldukça uygun olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ayakkabılarınız çamursuz ve boyalı olmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Beyler traşlı ve temiz kokular sürünerek, bayanlar hafif makyajlı ve yine ağır olmayan hafif bir parfüm kullanarak gitmeliler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeye 5 dakika da olsa sakın geç gitmeyin. Görüşmenin önemli kriterlerinden biri zamanı kullanma becerisidir. Artık işletmeler zamanını uygun ve etkili kullanan personele yatırım yapıyor. Daha ilk dakikada gecikerek zamanlama konusunda kötü puan almak istemezsiniz değil mi? Gecikiyor olmanız size negatif puan kazandırmanın dışında, o görüşmeye soluk soluğa girmenizi ve konuşmanızın ahenginin bozulmasını sağlar. Bu da kendinizi ifade etmede size sıkıntılar yaşatır. Trafik durumu, hava durumu, evinizin iş yerine uzaklığı, çalmayan saatler vs... artık kimsenin umrunda olan şeyler değil.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bilgisayar, internet çağının nimetlerinden yararlanın ve hava durumunu, yol durumunu önceden kontrol edin. Erken uyanmanız gerekiyorsa ve saatinize güvenmiyorsanız, Telekom´un otomatik uyandırma servisine uyandırma talimatı bırakın, ama sakın mazeret &lt;br /&gt;bildirmeyin (çok ciddi bir sebebiniz yoksa).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id="adv" style="float:right; width=320px;"&gt;&lt;script src="http://www.gmodules.com/ig/ifr?url=http://bilgisayardersi34.googlepages.com/seslisozluk.xml&amp;amp;synd=open&amp;amp;w=240&amp;amp;h=350&amp;amp;title=Sesli+Sozluk%3A+Seslisozluk.com+&amp;amp;border=%23ffffff%7C3px%2C1px+solid+%23999999&amp;amp;output=js"&gt;&lt;/script&gt;&lt;/div&gt;En fazla 10 dakika önce, ideali 5 dakika önce görüşme yerinde bulunmak ve ortamı analiz etmek sizin için iyi olur. Çevrede bulunan insanları rahatsız etmeden gözlemleyin ve durumunuz uygunsa kat sekreterinden kurum ile ilgili bilgi almaya yönelik sohbetlerde bulunun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşme sırasında elinizde çantanız ve ajandanız ya da en iyisi PALM gibi teknik bir ajandanızın olması size çok şey kazandırır. Çantanızı açtığınızda içinde devlet arşivi varmış gibi dağınık bir görüntü olmamasında yarar var. Görüşmenizde not almanız gerekebilir; o açıdan ajandanızı ya da palminizi etkili kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size ikram edilen çayı, kahveyi mutlaka kabul edin ve o ortamın bir parçasıymışsınız rahatlığında davranın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeye karşınızdakine sempatik bir tarzda selam vererek başlayın. Tebessüm etmeniz size puan kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeye erken gidip ortamda aldığınız ilk imajın kısa bir özetini yapmanızda ve bunun hoş bir izlenim olduğunu belirtmenizde yarar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tokalaşmanız ne ezik ne de üstünlük taslayıcı bir tarzda olmalı. Tokalaşmanız samimi olmalı. Aşırı hafifi tarz güvensizliğinizi, aşırı sert tarz kompleksinizi ortaya koyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeniz sırasında karşınızdakinin gözlerine çok rahatsız etmeden bakın.&lt;br /&gt;Oturma alanınızı belirleme şansı varsa (bazı işletmelerde görüşme odaları vardır) Sırtınızı boşluğa (kapı, pencere v.s.) gelmemesine dikkat edin. Sırtınızın boşlukta olması sizin kendinizi boşlukta hissetmenize sebep olabilir ya da her açılan kapıda geri dönüp bakmanız, rahatsız edici bir sahnenin oluşmasını sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma sırasında koltuğunuza çok kasıntı oturmayın. Konuşmanın gidişine göre bazen eğilerek talepkar, bazen doğrularak güveninizi gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşeceğiniz kurumun kimliği, görüşeceğiniz kişinin pozisyonu sizin bacak bacak üstüne atıp atmamanızda önemli rol oynar. En uygunu bacak bacak üstüne atmadan ama rahat edeceğimiz bir oturuş pozisyonu almaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmenin gidişini ağırlıklı olarak görüşmeyi organize eden kişi belirler. Kurum hakkında bir şeyler bildiğinizi düşünüyorsanız ve bilginizin doğruluğundan eminseniz sizin orayı niçin seçtiğinizin nedenlerinden biri olarak gösterebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer iş değiştirecekseniz asla ayrıldığınız ya da ayrılacağınız kurumu kötülemeyin. Bu profesyonelce bir davranış olmaz. Tercih nedeniniz kariyeriniz olabilir, farklı bir kurum kimliğini yaşamak olabilir, farklı bir iş koluna yönelmek olabilir, evinize yakın bir yer tercihi olabilir (Bazen bu başka bir soruyu beraberinde getirebilir: "Biz kurum olarak şu an çalıştığımız yerden başka bir yere taşınsak bizden de mi ayrılırsınız?" gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maaşınızın yetersizliği bir neden olmasın. Tabii ki para için, kendimizi geliştirmek, daha iyi bir yaşam standardına kavuşmak için çalışıyoruz ama bunu parasal bir tercih nedeni olarak göstermeniz çok doğru olmaz. Görüşmeler sırasında parasal nedenleri söyleyip, elinizle de para işareti yapmanız çok ters karşılanır. (Espri niyetine bunu yapmak bile hoş değil.) İş görüşmelerinde bir çok kişinin sınıfta kalmasını sağlayan neden "Ne kadar maaş düşünüyorsunuz?" sorusuna verdikleri cevaptan kaynaklanır.&lt;br /&gt;Kurumsal kimliği oluşmuş bir işletmede asla bir para miktarından bahsederek talepte bulunmayın. Vereceğiniz en ideal cevap "Sizin gibi kurumsal kimliği oluşmuş bir işletmede benim pozisyonuma uygun bir ücret politikanızın olduğunu tahmin edebiliyorum. Ben bu politikaya uyum sağlamayı tercih ederim." Kurumsal kimliği oturmuş ve çok yönlü çalışan bir çok işletme de performansınız değerlendirilirken size emeğiniz ölçüsünde ekonomik rahatlık verilir. Onun için ekonomik nedenleri ilk görüşmelerde sınıfta kalma nedeni yapmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş görüşmelerinde uygun ortam oluştuğunda adeta bir markayı pazarlar gibi kendinizi pazarlamakta tereddüt etmeyin. Ülkemimizde yaygın olmasa da kişiler de markalaşabilirler. Markalaşmanız sizin yetenekleriniz, deneyimleriniz, işe katma değeriniz, nitelikleriniz gibi özelliklerin birleşiminden oluşan bir bütündür. O açıdan nasıl bir marka müşteriye pazarlamasında o markanın faydası ve farkı önemliyse siz de o kuruma katacağınız faydaları ve rakiplerinize göre farkınızı anlatın.&lt;br /&gt;Görüşme sonrasında görüşmenin sonucunu ne zaman öğrenebileceğinizi sorun. Görüşmeden ayrılırken size zaman ayırdıkları için teşekkür etmeyi sakın unutmayın. Sadece görüştüğünüz kişiyi değil aynı zamanda sekretere ve görüştüğünüz diğer kişilere de iyi günler dileyin. Sağlıklı iletişimi sağlıklı beyinler kurarlar. Karşınızdaki kişinin pozisyonu ne olursa olsun, küçümsemeden ileşitimde bulunmaktan asla çekinmeyin.&lt;br /&gt;Kaynak: Bilinmiyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-5282013614881532858?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/5282013614881532858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=5282013614881532858' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5282013614881532858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5282013614881532858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/09/i-grmelerinde-beden-dili.html' title='İş Görüşmelerinde Beden Dili'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-2604894745717589785</id><published>2008-09-22T00:19:00.000-07:00</published><updated>2008-09-22T00:20:31.968-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin Gelisimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Ulusal ataleti yenmek için üç model</title><content type='html'>Atalet kelime anlamı olarak “eylemsizlik hali” demektir. Gündelik dilde atalet halini ifade etmek için, tembellik, miskinlik, ağırkanlılık, durağanlık, hantallık, yeis gibi kelimeler kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;EMBED src="http://www.kisiselbasari.com/limtisizsinizx.swf" quality ="high" bgcolor="" WIDTH="160" HEIGHT="200" TYPE="application/x-shockwave-flash" align="left" hspace="5" vspace="5" &gt;&lt;/EMBED&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Atalet üç düzeyde yaşanabilir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1. Kişisel atalet.&lt;br /&gt;2. Kurumsal atalet.&lt;br /&gt;3. Ulusal atalet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireylerin atalet halinde olmaları, o bireylerin yönettiği kurumların atalete düşmesine neden olmaktadır. Ataletli bireyler ve kurumlar da bir araya gelerek ataletli toplumları oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ülkede sorunların ve çözümlerin neler olduğu, bu çözümleri kimlerin uygulaması gerektiği biliniyor, çözümsüzlüğün bedelleri her gün ödeniyor ama yine de yapılması gerekenler yapılmıyor ise, o ülkede atalet hali oluşmuş demektir.&lt;br /&gt;Toplumsal ataletin sonuçları nelerdir?Atalet halini yoğun ve yaygın olarak yaşayan toplumların “yapabilecekleri” ile “yaptıkları” arasındaki fark gittikçe açılır. Verilen kamusal sözler genellikle tutulmaz ve işler sürüncemede kalır. Toplumsal atalet halinin egemen olduğu toplumlarda; bu durumun sonucu olarak, kişisel ve kurumsal atalet hali de yaygındır. Toplumsal ataletin önemli sonuçlarından biri de yoksulluk ve yolsuzlukları artırmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Toplumsal atalet ile ilgili tespitler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Atalet oluşumuna neden olan iki türlü davranış vardır: Yapmamız gerektiği halde yapmadıklarımız ve yapmamamız gerektiği halde yaptıklarımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ataletli toplum, ataletini yenebilecek gücü kendi içinde taşır. Bu enerjinin kullanılmasını engelleyen şey de ataletin kendisidir. Ataleti yenebilmek için de ataleti yenmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir toplumsal atalet hali sonsuza kadar sürmez. Ataleti ya onu yaşayanlar kırar yada felaketler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir toplumun başına gelen olaylar değil, o olaylara verdiği anlamlar onu atalete düşürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumsal atalet hali kalıcılığını, atalet halinin uzun süre devam edeceğine dair inançtan alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk insanı ne kadar atalet içerisinde ise, Türkiye de o kadar atalet içerisindedir. Türk insanı neden atalet çerisinde ise, Türkiye de o nedenle atalet içerisindedir.&lt;br /&gt;Ataletli insanlar, atalet halinde yaşamaktan dolayı çektikleri acı, ataletin kırılması anında çekeceklerini sandıkları acıdan daha fazla oluncaya kadar, atalet haline son verilmesine içten içe direnç gösterirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi sert gerçekleriyle yüzleşme cesareti bulamayıp, kendini sosyal illüzyonlarla kandıran toplumlarda atalet oluşumu daha fazla görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe src="http://bilgisayardersi34.googlepages.com/derslerkare.html" width="340 px" height="300 px" marginwidth="0" marginheight="0" vspace="0" hspace="0" allowtransparency="true" frameborder="0" scrolling="no" align="left" &gt; &lt;/iframe&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Toplumsal atalet haline son verme modelleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ulusal ataleti kırmak için kullanılabilecek üç farklı model vardır:&lt;br /&gt;İnsan mühendisliği modeli &lt;br /&gt;Toplum mühendisliği modeli &lt;br /&gt;Sistem mühendisliği modeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İnsan mühendisleri&lt;/span&gt;, insanları teker teker ataletten “arındırmak” gerektiğini savunur. Toplum mühendisleri, toplumu bir bütün olarak ataletten arındırmak gerektiğini savunur. Sistem mühendisleri ise, insanların önünü tıkayan değil açan bir sistem (yapı) kurmak gerektiğini savunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan mühendisliği insanda, toplum mühendisliği toplumda, sistem mühendisliği ise sistemde değişiklikler ve düzeltmeler yaparak atalet haline son vermeye çalışır.&lt;br /&gt;Sürecin yönü açısından bakıldığında; toplum mühendisliği tepeden tabana; insan mühendisliği tabandan tepeye; sistem mühendisliği ise, yapının merkezinden değişimi başlatır. Ataletin ve başarısızlığın kaynağını; insan mühendisliği bireylerde, toplum mühendisliği yöneticilerde, sistem mühendisliği sistemlerde arar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sistem mühendisliğinde mekanizmalar,&lt;/span&gt; insan doğasına ve yüksek performansa göre tasarlanır. Toplum mühendisliğinde ise, “tepedekilerin” görüş ve menfaatlerine göre sistem kurulur. Asyatik toplumların temel karakteri, toplum mühendisliği modeli ile iş yapmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumumuzun kollektif ruhunun ve Türkiye’ye egemen olan kültürel iklimin, tembellikten tempolu çalışmaya, durağanlıktan dinamizme, miskinlikten motivasyona, pasiflikten proaktifliğe, çaresizlikten coşkunluğa, ataletten ataklığa dönüştürülmesi hepimizin dileğidir.&lt;br /&gt;Yazar : Mümin Sekman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-2604894745717589785?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/2604894745717589785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=2604894745717589785' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2604894745717589785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2604894745717589785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/09/ulusal-ataleti-yenmek-iin-model.html' title='Ulusal ataleti yenmek için üç model'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-236253715063296129</id><published>2008-09-15T08:04:00.000-07:00</published><updated>2008-09-15T08:10:10.179-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin Gelisimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><title type='text'>HAYAT KURTARAN 16 İPUCU !</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 102, 102); font-family: arial; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height="17" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height="17" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;Siz de vücudunuzla ilgili önemli detaylara; dikkat ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz " diyor ve ekliyor: "Vücudunuz; siz fark etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Baleye göre, tırnaktan gözlere, doğum kilosundan avuç içine kadar vücuttaki her şey birer gösterge. O halde bir test yaparak ne kadar sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Balenin " &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte hayatınızı kurtaracak 16 ipucu" dediği test söyle: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;1.Tırnaklar &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnaklarınıza dikkatle bakin. Eğer hafif mavilik yâda; morluk görürseniz bu bir kalp hastalığıyla karsı karsıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karsı karsıya olduğunuzu gösterebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;2. Nefeslerinizi Sayın &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;3. Gözler &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Aynada gözlerinizden birine bakin. İrisin etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu ayni şekilde yaklaşan kalp sorunlarının da en büyük habercisi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;4. Avuç içinize bakin &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Avuç içlerinize dikkatle bakin. Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğerinizde sorun var demek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;5. Hafıza kontrolü &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir tepsinin üstüne rasgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakin. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer’le karsılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;6. Kas kontrolü &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa, kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;7. Görünüş &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;8. Tiroit misiniz?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kollarınızı yere paralel olarak tam karsınızda birleye uzanıyormuş gibi uzatın. Ellerinize dikkat edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o zaman tiroit olma riskiniz çok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;9. Düz yürümek &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin. Üzerinde rahat yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu iyi isliyor demektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;10. Doğum kilonuz &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karsı karsıya kalabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;11. Beliniz kalın mı? &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Vücut sekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız belinizin çevresinde toplanıyorsa, kalp sorunu yasama riskiniz daha fazla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;12. Tuvalet sıklığı &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Diyabetin en erken alarmlarından biri sık tuvalete gitmektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;13. Nabız kontrolü &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yasayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70’in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;14. Dişlerinizi fırçalayın &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede demektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;15. Parmak uzunluğu&lt;/span&gt; İşaret ve yüzük parmakları ayni uzunlukta olan kişilerin kalp krizi geçirme riski daha fazla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;16. Ayak Bilekleri&lt;/span&gt; Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karsı karsıya kalabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;Kaynak : &lt;a href="http://yenibiris.com/" target="_blank"&gt;yenibiris.com&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-236253715063296129?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/236253715063296129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=236253715063296129' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/236253715063296129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/236253715063296129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/09/hayat-kurtaran-16-ipucu.html' title='HAYAT KURTARAN 16 İPUCU !'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-7622907849439582937</id><published>2008-09-15T07:55:00.000-07:00</published><updated>2008-09-15T08:03:46.713-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ozgecmis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Giyim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ !</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 102, 102); font-family: arial; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" bgcolor="#FFFFFF"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td width="100%" class="yazibaslik" style="line-height: 18px; font-family: arial; font-size: 14px; font-weight: bold; color: rgb(38, 66, 88); text-decoration: none; margin-top: 10px; "&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height="17" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; "&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;Diğer adaylar arasında ön plana çıkmanız için özgeçmişinizin çok etkileyici ve dinamik olması gerekir. Okuyucunun, işverenin ilgisini çekmeli, iyi bir özgeçmiş; &lt;br /&gt;Hakkınızda iyi bir izlenim yaratmalı, &lt;br /&gt;Sahip olduğunuz, başvurulan işle ilgili niteliklerinizi ön plana çıkarabilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;AMACI NEDİR?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişiniz, işvereni başvurduğunuz pozisyona uygun niteliklere sahip olduğunuza inandırmanın ilk aşamasıdır. Bu amacınızı özgeçmişinizde göstermeniz için içeriğinde bulundurmanız gerekenler ise:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başvurduğunuz işle doğrudan ilgili becerileriniz, &lt;br /&gt;İşle doğrudan ilgili profesyonel iş tecrübeniz, &lt;br /&gt;Pozisyonu doğrudan ilgilendiren diğer adaylarda bulunmadığınıza inandığınız kişisel özellikleriniz ve becerileriniz, &lt;br /&gt;Başvurulan işin gereklerini tam olarak anladığınızı doğrulayan bölümlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;ÖZGEÇMİŞİNİZİ MÜMKÜN OLDUĞU ORANDA BASİT OLARAK TASARLAYIN...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;En iyi özgeçmiş en basit olarak hazırlanmış olanıdır. Ülkemizde, ilan edilen herhangi bir pozisyon için yüzlerce başvuru yapıldığını ve gerçekten zamanı kısıtlı olan yöneticinin her özgeçmiş için arzu edilen oranda zaman bulamayacağını unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;KISA OLMALI...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İdeal olan özgeçmişinizin bir A4 boyutundan fazla olmamasıdır. Buna karşın kişinin tecrübesi arttıkça ve profesyonel iş hayatı daha uzun süreleri kapsadıkça ikinci sayfaya taşmasının hiç bir sakıncası yoktur. Eğer buna uygun format tespit edilirse, okuyucunun ilgisi arzu edilen oranda çekilebilir. Çok az olmakla birlikte, bazı adayların el yazısı ile biyografi türü uzun özgeçmiş taraftarı olduklarını görüyoruz. Bu tip özgeçmişlerin okuyucunun ilgisini kesinlikle çekmediğini unutmayın. El yazısı ile özgeçmiş hazırlama yöntemini kullanan kişilerin bu düşüncesi, ülkemizde iş başvurusu yapılan bazı kuruluşların adayları seçme yöntemi olarak grapholojiyi (el yazısı kullanılarak karakter tahlili) kullandıklarını düşünmelerinden kaynaklanmaktadır. Buna karşın yapılan çağdaş araştırmalar grafolojinin güvenilirliğinin olmadığını ortaya çıkarmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;KOLAY OKUNABİLMELİ...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Amaç, özgeçmişin okunaklı olmasını sağlamaktır. İdeal bir özgeçmiş kesinlikle el yazısı kullanılarak oluşturulmamalıdır. Mümkün olan en son teknolojiyi kullanmaya özen gösterin. Bilgisayarla yazılmış olan özgeçmiş en iyi sonucu verir. Yazı karakterlerini seçerken, göz yoran süslü karakterlerden uzak durun. (En okunaklı yazı karakterlerinin Times New Roman veya Arial olduğu tespit edilmiştir.) İşverene büyüteç kullanmasını gerektirecek 10 puntodan küçük karakter kullanmayın. Gereğinden fazla koyu (bold), yatık (italik) veya altı çizili kelimelere yer vermeyin. Kesinlikle figür kullanmayın. Kullanılacak en uygun kağıt rengi beyazdır. Ama abartılı olmamak kaydı ile açık gri, fildişi renkli kağıtların kullanılabileceğini de eklemek gerekir. Eğer yaratıcılık gerektiren bir pozisyona başvuru yapıyorsanız, kağıt rengi ve yaratıcılığınızı ön plana çıkaracak birtakım logolar, figürler kullanmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Bu tip tasarımlara daha çok mimar, reklamcı veya tasarımcı özgeçmişlerinde rastlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amacın okuyucunun sizden almayı arzuladığı bilgilerin mantıksal bir çerçevede sunulması olduğunu unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;POZİSYONLA İLGİLİ OLMALI ...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişinizi değerlendiren işverenin, bu aşamada kafasında iki soru bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başvuran kişi bu işi başarabilir mi? &lt;br /&gt;Firma çalışanlarına uyum sağlayabilir mi?&lt;br /&gt;Özgeçmişinizde bu iki soruya sağlıklı cevaplar yer almalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OLUMLU BİR İZLENİM YARATMAK...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşverene, özgeçmişinizi hazırlarken zaman harcadığınız, yazı karakterinden formatına kadar her türlü detaya özen gösterdiğiniz imajını vermelisiniz. Özgeçmişiniz profesyonel görünmeli ve ilk anda dikkat çekebilmelidir. Amacınız okuyucunun nitelikleriniz hakkında hemen bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Özgeçmişiniz ve dolayısıyla sizle ilgili kötü imaj yaratacak bazı hatalar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişinizin veya ön mektubunuzun fotokopilerini göndermek, &lt;br /&gt;İmla hataları yapmak &lt;br /&gt;El yazısı ile özgeçmişinizde değişiklik yapmak ( Genelde görülen adayın değişen telefon numarası, adresi veya son pozisyonu ile ilgili bilgileri el yazısı ile yenilemesi ve eski bilgilerin üzerini karalamasıdır.)&lt;br /&gt;Kesinlikle her başvuru için yeni özgeçmiş oluşturun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;ÖZGEÇMİŞ YAZARKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN TEMEL KURALLAR... &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cümleleri ve paragrafları kısa tutun. (10 satırdan daha fazla bilgiye yer vermeyin) &lt;br /&gt;Ön plana çıkmasını arzu ettiğiniz paragraflar için belirleyici yönlendirici işaretler kullanın. (Büyük puntolu noktalar vs) &lt;br /&gt;Aynı ifadeyi sağlayan ağır bir tanımlama yerine basit anlatım tarzını tercih edin. &lt;br /&gt;Başarılarınızı tam anlamı ile desteklemek için sayısal değerler kullanın. &lt;br /&gt;İkinci bir kişinin imla hatalarını düzeltmesi için özgeçmişinizi okumasını sağlayın. &lt;br /&gt;Başvurulan işle doğrudan ilişkili olmadığı sürece hobilerinize, gönüllü çalışmalarınıza yer vermeyin. &lt;br /&gt;Desteksiz olarak kendinizi övücü cümlelerden uzak durun. "Çok başarılı ve zeki bir araştırmacıyım" yerine " İki büyük araştırma projesini tamamladım" tipi anlatım tarzını tercih edin. &lt;br /&gt;Konunuzla ilgili teknik terimleri herkes tarafından anlaşılabilecek şekilde ifade etmeye çalışın. &lt;br /&gt;Özgeçmişinizi edilgen bir ifade oluşturan (Ahmet Yanılgan İstanbul’da doğmuş ve üç satış geliştirme projesi gerçekleştirmiştir) yaklaşımlardan uzaklaşın.&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;ÖZGEÇMİŞLERDE EN SIK RASTLANAN ON YANLIŞ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çok uzun özgeçmiş (A4 boyut idealdir.), &lt;br /&gt;Düzensiz, dağınık ve herhangi bir formata uyarlanmamış, &lt;br /&gt;El veya kötü bir daktilo yazısı, &lt;br /&gt;Hiç bir şey ifade etmeyen uzun paragraflar, &lt;br /&gt;Az veya eksik bilgi (adres, telefon veya doğum tarihinin unutulması vb.), &lt;br /&gt;Amaca veya pozisyona yönelik olarak hazırlanmamış olması, &lt;br /&gt;Çağdaş özgeçmişlerde bulunması gerekmeyen, boy, kilo, sağlık durumu, eşin veya çocukların adları okullar gibi ilgisiz bilgiler, &lt;br /&gt;İmla hataları, &lt;br /&gt;Aşırı göz alan renkli kağıt kullanmak, fotoğraf (vesikalık fotoğraf hariç olmak koşulu ile) veya referansları, kurs sertifikalarını ve diplomaları ilave etmek, dosya içerisinde sunum yapmak, &lt;br /&gt;Gerekli olduğu durumlarda ön yazı/mektup yazmamak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;ÖZGEÇMİŞ FORMATLARI...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;FORMAT SEÇİMİ...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişinizin formatını belirlemeden önce profesyonel iş hedeflerinizi tam anlamı ile tespit etmiş olmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişinizde yer almasını istediğiniz konu başlıklarının, detayların dökümünü yapmanın ardından, profesyonel ve şahsi niteliklerinizin okuyucunun yoğun ilgisini çekebilecek bir standart format oluşturmanız gerekecektir. Kesinlikle arkadaşlarınızın veya herhangi bir kitapta gördüğünüz formatı kopyalamayın. Her adayın niteliklerinin, profesyonel hayatının değişiklikler gösterdiğini unutmayın. Kendi tarzınızı oluşturun. Bununla birlikte bazı çok sık kullanılan format tiplerini de gözden geçirmenizde oldukça faydalı olacaktır. Seçilen formatın her kişi için farklı özellikler taşıması kadar doğal bir olgu olamaz. Bazı çağdaş format örnekleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;KRONOLOJİK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde en yoğun olarak kullanılan özgeçmiş formatıdır. En son bulunulan pozisyon en üstte yer almak koşulu ile profesyonel tecrübe tarihler muhakkak belirtilerek sıralanır. Son pozisyonunuza mümkün olduğu kadar fazla yer vermelisiniz. Pozisyonunuzun titri ve firma ismi ön plana çıkarılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;AVANTAJLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Profesyonel iş hayatınızdaki devamlılığı ve kariyer gelişmenizi gösterir. Çalışılan firmaların isimlerini ve pozisyonları ön plana çıkarır. Kariyer ve profesyonel iş hedefleri, eğer iş hayatınızı destekliyorsa ve çalıştığınız firma isimleri kariyerinize prestij sağlıyorsa bu formatı rahatlıkla kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KRONOLOJİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son çalıştığınız iş yeri iyi biliniyor ve kariyerinize bir prestij sağlıyorsa, &lt;br /&gt;Eğer iş hayatınız boyunca aynı iş sahasında bulundunuz ise, &lt;br /&gt;Kariyer gelişiminiz bir gelişim ve ilerleme gösteriyorsa, &lt;br /&gt;Bulunduğunuz pozisyonlar etkileyici ise,&lt;br /&gt;kronolojik format size avantaj sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;KRONOLOJİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ YARATTIĞI DURUMLAR &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kariyer hedeflerinizde çok değişiklik varsa, &lt;br /&gt;Çok sık iş değişikliliği yaptıysanız, &lt;br /&gt;Yaşınızın ön planda olmasını istemiyorsanız, &lt;br /&gt;Aynı firma ve pozisyonda uzun süredir bulunuyorsanız, &lt;br /&gt;İş hayatından uzun bir süre uzak kaldıysanız,&lt;br /&gt;kronolojik formatı kullanmamanız şiddetle tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;FONKSİYONEL &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu format türü, başarılı olduğunuz konuları, tecrübenizi ve güçlü olduğunuz özelliklerinizi, kariyer hedefleriniz dahilinde destekleyici bir rol oynar. Sahip olunan pozisyonlar ve kronolojik iş hayatınız tamamen gözardı edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;AVANTAJLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle vurgulamak istediğiniz profesyonel nitelikleriniz ile ilgili esneklik sağlar. İş hayatına giren yeni mezunlara, iş hayatından uzak kalmış adaylara ve özellikle kariyer değişikliği arzulayan kişiler için ideal format tipidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;FONKSİYONEL ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bulunduğunuz pozisyonda kullanamadığınız nitelikleri vurgulamak istediğinizde, &lt;br /&gt;Kariyer (meslek dalı) değişikliği durumlarında, &lt;br /&gt;İş hayatına yeni başlanıldığında, &lt;br /&gt;Uzun süre iş hayatından uzak kalınan durumlarda, &lt;br /&gt;İş hayatınızdaki kariyer gelişiminiz arzu edilen ölçüde değilse, &lt;br /&gt;İş hayatınızın büyük bölümü danışmanlık pozisyonları veya geçici işlerden oluşuyorsa,&lt;br /&gt;fonksiyonel formatı kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;FONKSİYONEL ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR: &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer kariyerinizdeki büyümenizi ön plana almak istiyorsanız, &lt;br /&gt;Eğitimci veya kamu sektörü çalışanı iseniz, &lt;br /&gt;İşinizde oldukça kısıtlı fonksiyonlarda görev aldıysanız, &lt;br /&gt;Özellikle son çalıştığınız firmanın ismi oldukça prestijli ise,&lt;br /&gt;fonksiyonel özgeçmiş formatını kullanmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;HEDEFE YÖNELİK&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu özgeçmiş formatı spesifik olarak ilan edilen veya başvurulan pozisyon için düzenlenebilir. Öncelikle, ilan edilen veya başvurulan pozisyonunun talep ettiği nitelikler tespit edilir ve aday kendinde varolan bu özelliklerden ön plana çıkarılması gerekenleri belirli bir format dahilinde ortaya koyar. Her yeni durum için ayrı özgeçmiş yazılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Örneğin, pozisyon hızlı tüketim malları sektörünü ilgilendiriyor ve bu sahadaki tecrübe önem kazanıyorsa, adayın bu alandaki tecrübelerini ön plana çıkarmasına, hedefe yönelik format tam anlamı ile yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;AVANTAJLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçilen iş veya pozisyon ile ilgili adaya esneklik sağlar ve özgeçmişin ön plana çıkmasında oldukça önemli bir rol oynar. Hedeflenen alan veya pozisyonun niteliklerinin tam anlamı ile özümsendiğini ve bilinçli bir başvuru olduğu imajını işveren üzerinde başarı ile yaratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;HEDEFE YÖNELİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İş hedefleriniz hakkında kafanızda herhangi bir şüphe yoksa, &lt;br /&gt;Eğer profesyonel iş hayatınızda oldukça farklı konularda uzmanlaştınızsa ve her uzmanlık konunuz için ayrı bir özgeçmiş oluşturmak istiyorsanız, &lt;br /&gt;Tecrübe kazanmadığınız ama sahip olduğunuza inandığınız konuda çalışmayı arzuluyor ve bu yönünüzü ortaya koymak istiyorsanız,&lt;br /&gt;Hedefe yönelik formatı kullanabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;HEDEFE YÖNELİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Aynı dönem içerisinde birden fazla işe başvurmak istiyorsanız, &lt;br /&gt;Sahip olduğunuz özelliklerden tam olarak emin değilseniz,&lt;br /&gt;Hedefe yönelik özgeçmiş formatını kullanmayınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;YABANCI DİLDE ÖZGEÇMİŞ YAZMANIN KURALLARI&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özellikle son yıllarda, bir çok aday özgeçmişini yabancı dilde oluşturmakta ve bu konuda büyük bir çoğunluk oldukça ölçüsüz davranmaktadır. Bunun sebebi yabancı dil bilgisinin yanlızca yabancı dilde özgeçmiş hazırlama yoluyla işverene aktarabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEK SAYFA KURALI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adayın bu konuda oldukça dikkatl idavranması ve özgeçmişini A4 boyutunda (dosya kağıdı boyutu) bir sayfaya sığdırması gereklidir. Bilimsel olmayan bir anket çalışmasına göre özellikle personel veya insan kaynakları yöneticileri bir sayfadan fazla olarak ifade edilmiş olan özgeçmişlerin okunabilirlik veya dikkat çekme olasılıkların tek sayfa olarak düzenlenmiş özgeçmişlere göre yaklaşık % 20 veya üzeri şansının azaldığını belirtmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzlerce özgeçmiş arasında ön plana çıkmak istiyorsanız on tane iş değiştirmiş veya üç üniversite bile bitirmiş olsanız özgeçmişinizi tek sayfaya sığdırmaya çalışın. Adından da anlaşıldığı gibi söz konusu olan özgeçmişinizdir; biyografiniz veya hayat hikayeniz değil! Doğal olarak her kural da olduğu gibi, tek sayfa kuralında da bazı istisnalar olabilir: Eğer profesyonel konunuz ile ilgili oldukça fazla sayıda yazınız, başarıyla bitirdiğiniz işverenin ilgisini derhal çekecek oldukça fazla sayıda projeniz varsa, bir sayfayı aşmamak koşulu ile ilave bir sayfa kullanabilirsiniz. Ama yinede bu tip ek bilgilerin mülakat esnasında sunulmasında yarar vardır. Bu konudaki bir diğer istisnada, eğer personel danışmanlığı firmalarına başvuruyorsanız ortaya çıkacaktır. Özellikle, değişik sektörlerde faaliyet gösteren danışmanlık firmaları adaylar ile ilgili mülakat öncesi sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için aday hakkında oldukça fazla bilgiye ihtiyaç duyarlar. Profesyonel danışman için kendinizi tanıtmakta formatın veya sayfa sayısının çok önemli olmadığını, aksine hakkınızda verilebilecek her türlü bilgiyi aktarmanızda büyük fayda olduğunu tek sayfa kuralına bir istisna olarak göstermekte yarar vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;ÖN YAZI KURALLARI&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişin ayrılmaz bir parçası olan ön yazınızı oluştururken bazı önemli kuralları gözönüne almalısınız. Özgeçmişinizi ne kadar kendinize özgü olarak oluşturmaya çalışırsanız çalışın yine de bazı temel ve vazgeçilmez kuralların dışına çıkamazsınız. Ama ön yazı (mektup) iş başvurunuzu bazı kalıpların dışına çıkararak şahsileştirmeniz ve başvuru yaptığınız işverenle birebir ilişki sağlayabildiğiniz bir araçtır. İş başvurularınız sırasında ön plana çıkmanızda oldukça önemli bir araç niteliği taşıyan ön yazı hazırlanırken bazı temel kurallara dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;1.ÖN YAZIDA İLGİLİ ŞAHSIN İSMİ BELİRTİLMELİDİR.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ön yazı da kesinlikle işe alma kararını verecek kişi veya makam belirtilmelidir. Bunun için başvuru öncesinde ilgili firma aranarak başvurunun kime yapılması gerektiği konusunda bilgi alınmalıdır. İlgili kişiye hitabıyla başlayan önyazıların kesinlikle itici bir yöne sahip olduğunu unutmayın. Çünkü bu şekilde yazılan ön yazılarının, adayın sadece adet yerini bulsun diye hazırladığının en büyük göstergesidir. Ayrıca " İlgili kişiye " yazarak gönderdiğiniz özgeçmişinizin gerçek anlamda konuyla " ilgili " kişiye ulaşacağından asla emin olamazsınız. Eğer firma içinden herhangi bir isim sağlamanız mümkün değilse en son çare olarak "İnsan Kaynakları Bölümü" veya "Personel Bölümü" dikkatine ibaresini ön yazınızda belirtebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;2. STANDART FORMATLARA BAĞLI KALMADAN KENDİ YAZIM TARZINIZI AKTARIN.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Personel departmanı çalışanları veya İnsan kaynakları uzmanları oldukça fazla sayıda özgeçmiş ve dolayısıyla ön yazı ile karşılaştıkları için oldukça hızlı bir şekilde başvuruları gözden geçirir ve aradıkları bilgiye ulaşırlar. Ön yazınızın okunmasını sağlamak için abartılı olmamak koşulu ile standard formatlar veya yazım tarzları dışına çıkmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;3. NEDEN MÜLAKATA ALINMANIZ GEREKTİĞİ SORUSUNU ÖN YAZINIZDA CEVAPLAYIN.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Firmalar personel istihdamını ihtiyaçtan dolayı değil, istihdam edecekleri kişinin yaratacağı katma değeri göz önüne alarak yaparlar. Bu bilginin ışığında bu aşamada göz önünde tutulması gereken prensip sizin firmadan beklentileriniz değil, firmanın sizden ne fayda sağlayacağıdır. Bu yüzden, işvereni önyazınız vasıtası ile firmasına ne kadar faydalı olacağınızı kanıtlamalı ve mülakat aşamasına geçmeyi hedeflemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;4. MÜLAKAT TALEBİNİZİ BELİRTİN.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ön yazınızın sonunda mülakat talebinizi muhakkak belirtmelisiniz. Bu sizin işi ve işvereni ne kadar ciddiye aldığınız konusunda belirleyici bir koşuldur. Daha ileri giderek mülakat için uygun olacağınız tarih aralığını veya işvereni arayacağınız günü de belirtebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;YENİ MEZUNLARIN ÖZGEÇMİŞ FORMATI &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İş tecrübesini ön plana çıkarmayan fonksiyonel veya hedefe yönelik özgeçmiş formatı, en uygun format özelliğini taşımaktadır. Yeni mezunların kendilerini tam anlamı ile ifade etmelerini sağlar. &lt;br /&gt;Üniversite hayatınızda yaptığınız işler (part-time iş tecrübelerinizi ve stajları da ilave edebilirsiniz) konunuzla ilgili edindiğiniz veya sosyal tecrübelerinizi ön plana çıkarmalısınız. &lt;br /&gt;Kendinize ne kadar güvendiğinizi ve eğitimini gördüğünüz konuya ne kadar hakim olduğunuzu belirtmekten kaçınmayın. &lt;br /&gt;Kesinlikle imla hatası yapmamaya özen gösterin ve özgeçmişinizi göndermeden önce objektif bir göz tarafından değerlendirilmesini sağlayın. &lt;br /&gt;Değişik iş olanakları için değişik hedeflere yönelik özgeçmişler hazırlayabilirsiniz. Fakat kesinlikle başvurduğunuz bir pozisyon veya firmaya kısa aralıklarla farklı özellikler veya format taşıyan özgeçmişler göndermeyin. İki farklı format veya içerik işverenin kafasında soru işaretleri oluşturabilir. &lt;br /&gt;İşe başvuru işlemlerinin oldukça uzun sürdüğünü de unutmadan, eğitiminizi bitirmeden önce formatınızı oluşturmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;ÖZGEÇMİŞTE BULUNMASI/BULUNMAMASI GEREKENLER:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;ADRES, TELEFON, CEP TELEFONU, ELEKTRONİK POSTA ADRESİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Adres tam ve eksiksiz yazılmalıdır. Posta kodu da hızlı erişim için ilave edilmelidir. Çünkü çoğu firma eğer başvurunuza olumsuz bir cevap verilecekse posta adresinizi kesinlikle talep ederler. Adaylarla en kolay iletişimi sağlayacak olan cep telefonu numarası ve e-mail adresine de özgeçmişde yer verilmelidir. İşyeri telefonundan adayın aranması, çalıştığı işyeri ve aday açısından sorun teşkil edebileceği için iş telefonunun verilmemesi uygun olur. Aday sorulara rahat cevaplar veremez ve telefon mülakatı sağlıklı olarak gerçekleşemez. Ayrıca ev telefon numarasına yer verilmesine ve hangi saat aralığında aranılması gerektiğinin de belirtilmesinde büyük fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;İŞ ADRESİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İş adresinin özgeçmişinizde yer almasına hiç gerek yoktur. Çünkü istihdam gibi oldukça gizlilik isteyen bir konu için şu anda çalışılan işyerine herhangi yazılı bir cevap gönderilmesi sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bir çok işveren özellikle red mektuplarını kendi antetli zarflarıyla göndermeyi tercih ederler. Gizlilik konusunda hassas davranmayı ihmal eden bir sekreterin kurbanı olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;DOĞUM TARİHİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğum tarihinin kesinlikle yazılması gereklidir. Ama detaylı olarak gün veya ayı içermesi gerekmez. Ülkemizde istihdam açısından doğum tarihinin çok önemi vardır. İşe alma kararını doğrudan etkileyebilir. Amerika veya Avrupa’ da bazı istihdam kanunları ve kuralları gereği aday hakkında herhangi bir ön yargıya yol açmaması için özgeçmişe doğum tarihinin yazılması yasaklanmıştır. Bu yüzden, Amerika veya Avrupa’da geçerli olan özgeçmiş formatlarını kullanan bazı adayların doğum tarihlerini yazmayı ihmal ettikleri ve başvuruları ile ilgili olumsuz sonuçlar aldıkları gözlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;DOĞUM YERİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğum yerinin özgeçmişinizde bulundurulmasına hiç gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;ASKERLİK GÖREVİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Firmaların erkek adayları istihdam etme kararını en çok etkileyen faktörlerden biri de askerlik hizmetinin tamamlanmış olup olmamasıdır. Erkek adayların, eğer bu görevlerini bitirmişlerse, bunu açık olarak belirtmeleri, eğer askerlik görevleri tecilli ise tecil edilen tarihi detaylı olarak not etmeleri gerekmektedir. Bu konu, istihdam aşamasında herhangi bir yanlış anlamaya ve zaman kaybına engel olmak için ayrıntılı olarak özgeçmişte yer almalıdır. Eğer ileri bir yaştaysanız askerlik konusuna özgeçmişinizde yer vermenize gerek yoktur. İşveren yaşınız itibarı ile askerlik yaptığınızı kolaylıkla tespit edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;ASKERLİK SIRASINDA EDİNİLEN PROFESYONEL TECRÜBE&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer askerlik göreviniz sırasında mesleğinizi devam ettirme şansını elde ettiyseniz özgeçmişinizde muhakkak yer verin. Aksi taktirde bu konuyu detaylandırmanıza gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;SAĞLIK DURUMU&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağlık durumunuzla ilgili bilgileri özgeçmişinizde belirtmeyin. Buna karşın çalışmanızı doğrudan etkileyecek oranda bir sağlık engeli bulunuyorsa, bu durumun özgeçmişinizde detaylı olarak açıklanması zaman kaybını önleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;MEDENi HAL&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Medeni halinizi kesinlikle açık olarak belirtin; bekar, evli, dul veya boşanmış gibi. Bazı özgeçmişlerde eşinden ayrılmış adayların medeni hal bölümüne bekar yazdıkları görülmektedir. Bu durum sizi yanlış bilgi verdiğiniz için zor duruma düşürebilir. İşveren için işe başvuran adayın bekar olması, eğer iş yoğun olarak seyahati gerektiriyorsa önemlidir. Ülkemizde, işverenler erkek adayın evli olmasının daha düzenli bir yaşam sağlayacağı ve işine daha iyi sarılacağı önyargısı ile, evli adayları tercih etmektedirler. Buna karşın bayan adaylar açısından bakılacak olursa; işveren genellikle bekar adayları tercih etmektedirler. Çünkü, bayan çalışanlara evliliğin getirdiği ek sorumluluklar dolayısıyla işin gerektirdiği sık seyahat programına uyum sağlamalarını engellemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;SÜRÜCÜ EHLİYETİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer başvuru yapılan pozisyonda ehliyet gerekliliği ortaya konuyorsa belirtilmeli, aksi taktirde yer verilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;BOY, KİLO, KAN GRUBU&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmişinizde kesinlikle yer vermemeniz gereken bir bilgidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;EŞİNİN ADI SOYADI ÇOCUKLARIN ADLARI YAŞLARI VE OKUDUĞU OKULLAR&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu tür aileye ilişkin bilgilerin detaylı olarak özgeçmişinizde yer almasına profesyonel açıdan gerek yoktur. Mülakat sırasında, iş teklifi aşamasına gelmeden önce işveren adayın aile hayatını zaten derinlemesine sorgulamayı isteyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;İŞ TECRÜBESİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İş tecrübesine ne ölçüde ve ne oranda yer vereceğiniz kullanmayı düşündüğünüz özgeçmiş formatı ile doğru orantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;EĞİTİM; ÜNİVERSİTE, MASTER, DOKTORA&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Üniversite mezunları özgeçmişlerinde bitirdikleri üniversitelerine, bölümlerine ve mezuniyet yılına kesinlikle yer vermelidirler. Ayrıca mezuniyet derecesinin de bu konu başlığına ilave edilmesi faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer lisansüstü dereceniz bulunuyorsa, eğitim durumunuzu belirten bu bölüme yine yüksek lisans veya doktora yaptığınız üniversiteyi, bölümü ve bitirme derecesini yazmanızda gerekli olacaktır. Akademik çalışmalarınız ve yazılarınız oldukça fazla ise ve bu bilgiler bir işe kabülünüz için gerekli ise, ayrı bir kağıt kullanmanız ve detaylı listenizi mülakat sırasında takdim etmeniz olumlu olacaktır. Devam ettiğiniz halde diploma alamadığınız üniversite/üniversiteleri bu bölümde kısaca belirtmeniz, işverenin eğitim hayatınızdaki sürekliliği görmesi açısından oldukça önemlidir. Üniversiteden mezuniyetiniz bir veya iki yıl olmuşsa profesyonel tecrübenizi desteklemek için stajlarınızı da eğitim bölümüne ekleyebilirsiniz. Ayrıca yeni mezunların, mezuniyet belgelerini ve diplomalarını özgeçmişlerine iliştirdikleri gözlemlenmektedir. Bu aşamada bunu yapmanıza hiç gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;EĞİTİM: LİSE, ORTAOKUL, İLKOKUL&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer başvurduğunuz pozisyon yabancı dil bilgisini ön planda tutuyor ve sizde yabancı dilde eğitim yapan bir lise veya ortaokuldan veya mesleğinizle ilgili bir meslek lisesinden mezun oldunuzsa bitirme derecesi ve yılı ile birlikte belirtmenizde fayda vardır. Aksi taktirde yer vermenize gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YABANCI DİL BİLGİSİ VE SEVİYESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başvuru yaptığınız pozisyon yabancı dil bilgisi gerektiriyorsa muhakkak belirtilmelidir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta, yabancı dil bilgisi seviyeniz konusunda özgeçmişinizde gerçek ve tutarlı bilgi aktarmanızdır. Çoğu aday kendilerine avantaj sağlayacağı umuduyla yabancı dil bilgi seviyeleri konusunda abartılı yaklaşımlarda bulunmaktadır. Gerçek anlamda bir yabancı dil bilgisine sahip olmadığı halde bu konudaki bilgisine mükemmel yazan adayları görmek artık personel veya insan kaynakları uzmanları için şaşırtıcı bir olay olmaktan çıkmıştır. Fakat aday, bu yanlış bilgi yüzünden özellikle mülakat sırasında oldukça zor durumda kalabilmektedir. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için adayların yabancı dil bilgisi seviyelerini belirtirken abartıdan kesinlikle uzaklaşmalarını ve dil seviyelerini destekleyici unsurlara (Yabancı dil kurs diplomaları, Yabancı dilde eğitim yapan kurumlardan mezuniyet belgeleri veya TOEFL sonuçları vs) muhakkak yer vermeleri gerekir. Yabancı dil seviyesini belirtmek için; Çok iyi, iyi, orta, az gibi kelimelerle yabancı dil bilginizi sınıflandırmanız uygun olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;PROFESYONEL EĞİTİMLER, SEMİNERLER&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Profesyonel çalışanın kendine veya işveren tarafından personele yapılan yatırımların en önemlisi eğitimler ve seminerlerdir. Profesyonel yöneticiler özgeçmişleri incelerken özellikle alınan eğitimlerin üzerinde dururlar. Özgeçmişinizde kesinlikle detaylı olarak belirtin. Özellikle üst düzey ve orta kademe pozisyonlar için oldukça önem taşırlar. Aldığınız eğitimlerin ve katıldığınız seminerlerin kısaca konu başlığını, yerini ve zamanını belirtmeniz faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;ÜYE OLUNAN KURULUŞLAR&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Mesleğinizle doğru orantılı olmak kaydı ile ve başvurunuz sırasında size artı puan kazandıracağınıza inandığınız profesyonel kuruluşlara üye iseniz (Meslek Odaları, Barolar, İş adamları Dernekleri vs) bunlara özgeçmişinizde yer vermeniz faydalı olacaktır. Fakat başvurunuz veya mesleğiniz ile doğrudan ilişkili olmayan dernek veya kuruluşlara (Spor klüpleri, yardım kuruluşları vs) özgeçmişinizde yer vermenizin hiç bir anlamı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;HOBİLER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başvurulan pozisyonla doğrudan ilgili ise kısa olmak kaydı ile hobilere yer vermekte fayda görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;BİLGİSAYAR BİLGİSİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşması, her adayın belirli bir seviyede bilgisayar bilgisine sahip olması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Kısaca bildiğiniz paket programları sıralayabilirsiniz. Ama eğer başvurduğunuz pozisyon profesyonel bilgisayar tecrübesi gerektiriyorsa daha detaylı bir bilgiyi özgeçmişinizden ayrı bir kağıtta belirtmeniz daha faydalı olacaktır. Özellikle bilgisayar bilgisi gerektiren mühendislik pozisyonlarında mümkün olduğu kadar yazılım ve donanım bilginizi ortaya çıkaracak detay vermelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;YURTDIŞI SEYAHATLER&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir referans noktası olarak yurtdışına yaptığınız seyahatler, başvurduğunuz pozisyonla (özellikle uluslararası pazarlama ve ihracat pozisyonları) doğrudan ilgili ise özgeçmişinizde kısaca belirtebilirsiniz. Profesyonel iş hayatınızla doğrudan ilgili değilse, yaptığınız turistik seyahatleri belirtmeniz kesinlikle çok gereksiz olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;REFERANSLAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referansların mülakat aşaması veya daha sonrası işverenin talebi üzerine verilmesi daha uygundur. Bu aşamada özgeçmişte yer verilmemeli ve " referansların daha sonra istek üzerine temin edileceği " kısaca yazılmalıdır. Özellikle yeni mezun adayların üniversite öğretim üyelerinin isimlerini veya tanıdıklarını, aile dostlarını özgeçmişlerine dahil ettikleri görülmektedir. Referans olarak gösterilecek şahısların, sadece profesyonel iş hayatınızda sizin iş performansınızı değerlendirme imkanı elde etmiş kişilerden oluşması sağlanmalıdır. Bu açıdan yeni mezunların herhangi bir referans göstermelerine gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;DİĞER ÖZELLİKLER&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Birçok aday �diğer özellikler� konu başlığı altında içki veya sigara içmediklerini, takım çalışmasına yatkın olduklarını veya seyahat için herhangi bir engelleri olmadığı gibi gereksiz bilgileri bulundurmaktadır. Bu tür bilgiler firma ile yapılacak olan mülakatlarda derinlemesine irdeleneceği için özgeçmişinizde bulundurmanıza gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic;"&gt;FOTOĞRAF&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda birçok firma personel ilanlarında özgeçmiş ile birlikte adayın vesikalık fotoğrafını da talep etmektedirler. Bunun amacı adayın prezentasyonu hakkında ön bir bilgi alabilmektir. Eğer böyle bir istekle karşılaşırsanız, fotoğrafınızı muhakkak özgeçmişinize ekleyin. Fotoğrafın sizin gerçek görüntünüzü yansıttığına emin olun ve eski fotoğraflarınızı kullanmayın. Eğer elektronik posta aracılığı ile özgeçmişinizi gönderiyorsanız bu formata fotoğrafınızı eklemeniz mümkündür. Fotoğraf özgeçmişin sol veya sağ üst köşesinde yer almalı mümkünse yapıştırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;Yazan : Pelin Körfez&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;Kaynak : &lt;a href="http://kariyer.net/" target="_blank"&gt;kariyer.net&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-7622907849439582937?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/7622907849439582937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=7622907849439582937' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7622907849439582937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7622907849439582937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/09/zgemi-hazirlama-yntemleri.html' title='ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ !'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-7398494520167036913</id><published>2008-09-15T07:53:00.000-07:00</published><updated>2008-09-15T07:55:00.048-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin Gelisimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>KİGEM EKİBİ TARAFINDAN HAZIRLANAN, "İNSAN İSTERSE AZMİN ZAFERİ ÖYKÜLERİ-3" KİTAPÇILARDA!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(102, 102, 102); font-family: arial; font-size: 12px; line-height: 18px; "&gt;&lt;table width="100%" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümin Sekman yönetiminde Kigem ekibi tarafından hazırlanan "İnsan İsterse: Azmin zaferi öyküleri-3" Eylülün birinden itibaren başta D&amp;amp;R olmak üzere tüm kitapçılara dağıtılmaya başlandı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AZİM HER EVE LAZIM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boylarının ölçüsüne bakmadan büyük hayaller kuranların hikayeleri. Hayalleri büyük ama imkanları küçüktü. Gözleri korkmadan, yorulmadan, yılmadan başardılar. Sonra da nasıl yaptıklarını İnsan İsterseye anlattılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,0,0" id="bnnrr" width="160" height="198" align="left" style="margin-right: 10px; margin-bottom: 5px; margin-top: 10px; "&gt;&lt;/object&gt;Bozkırın kızı, büyük şehri nasıl yendi? Çerkeşten gelip büyük şehirde bankacı olan, bankadan emekli olduktan sonra 3 kişiyle kurduğu şirketi 3000 kişiye çıkaran Aynur Bektaşın hikayesi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli sinirlerinin sınırlarında yaşayan, fakir ama fikirli, aykırı ve anlaşılmaz bilge Nietzschenin azmin zaferi hikayesi ve başarıya dair sözleri. &lt;br /&gt;Önce bin bir zorluğu yenip başarılı oldu, sonra doğduğu şehre 100 den fazla tesis kurup bağışladı: "Bolunun babası" İzzet Baysalın azimli hikayesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyde yaşarken oyuncaklarını elinden alındı, o da bir mucit icat etti. Zihni Sinirin fikir babası İrfan Sayarın azmi nasıl zaferine ulaştı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir azimle yaşadı ki hayatı önce roman sonra film oldu: Chris Gardnerin hikayesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün birinden dayak yedi, dünyaya dövüş sanatını öğretti: Bruce Leenin hayatı ve başarı önerileri Türkçede ilk defa. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesinde hiç sanatçı yoktu ama o 16 yaşında başrol oynadı. "Selena" Sinem Kobalın başarı sihri neydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vasat bir öğrenciydi ama sonunda ödüllü bir bilim adamı oldu: Japonyada "Uzay asansörü" projesini yürüten Serkan Anılır hikayesini İnsan İsterseye anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası bisiklet tamircisiydi, o motosikletle dünya şampiyonu oldu: Kenan Sofuoğlunun azmi nasıl zaferine ulaştı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yetersiz" diye okul takımından çıkarıldı, o da azmedip Çanakkale boğazını yüzerek geçip rekor kırdı: 11 yaşındaki Mert hikayesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kuaförün kendini markalaştırma azmi nasıl zafere ulaşır? Mahmut Ebil anlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası hastalanınca 7. Sınıfta okuldan alındı. Kendisi çalışıp kız kardeşlerini okuttu. Sonra da dışarıdan liseyi bitirip, üniversite sınavında rekor kırdı. Ali taşarın hikayesi tüm ayrıntılarıyla bu kitapta. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azim veren insan hikayeleri sevenlerin başucu kitabı olan İnsan İsterse dizisinin üçüncü sayısı 1 Eylülden itibaren kitapçılarda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap önce D&amp;amp;R mağazlarından, sonra tüm kitapçılarda satılmaya başlanacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk sayıdan farklı olarak kitabın sayfa sayısı da artırıldı ancak "ulaşılabilir fiyatlandırma" tavrı devam ediyor. Kitabın etiket fiyatı 5 ytl.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.kigem.com/mail/azminzaferi3_1.jpg" /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;Kaynak : &lt;a href="http://kigem.com/" target="_blank"&gt;Kigem.com&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="anasayfatext" style="font-family: arial; font-size: 12px; color: rgb(102, 102, 102); text-decoration: none; line-height: 18px; text-align: justify; "&gt;Yazıyı ekleyen : Simla Akalın&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-7398494520167036913?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/7398494520167036913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=7398494520167036913' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7398494520167036913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7398494520167036913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/09/kigem-ekibi-tarafindan-hazirlanan-insan.html' title='KİGEM EKİBİ TARAFINDAN HAZIRLANAN, &quot;İNSAN İSTERSE AZMİN ZAFERİ ÖYKÜLERİ-3&quot; KİTAPÇILARDA!'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-382753275453508859</id><published>2008-08-04T00:00:00.000-07:00</published><updated>2008-08-04T00:02:09.682-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><title type='text'>Ozgecmis  Ipuclari</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Özgeçmiş İpuçları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        İyi bir kapak yazısı özgeçmişinizi zenginleştirecektir. Özgeçmişinize uygun en iyi Özgeçmiş tip formatını seçin. İyi yazılmış bir özgeçmiş kolayca bulunmanızı sağlayacaktır. (Özgeçmiş oluşturmadaki aramada kullanılacak kelimler bölümü) İş tecrübenizdeki boşluk sürelerin akıllıca doldurulması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Özgeçmişinizi işlevsiz duruma getirecek 6 HATA:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Eleman alan profesyoneller insan kaynakları uzmanlarına göre aşağıdaki hataların sıkça yapıldığını ve bu hatalardan dolayı özgeçmişlerin dikkate alınmadığı belirtilmektedir.&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;HATA 1: Tarihlerin belirtilmemesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Tarih belirtilmemiş özgeçmişler genelde dikkate alınmamaktadır. Çünkü adayın bilgi sakladığı düşünülmekte, örneğin geçmiş is tecrübeleri, işsiz geçen süreler bilinmediğinden negatif bir izlenim bırakmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;HATA 2: Az sayıda başarıdan bahsedilmesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Bir Özgeçmiş yetenekleriniz ve kabiliyetlerinizi pazarlayan bir dokümanın tasarlanmış halidir. Dolayısı ile bu bir pazarlama işi olduğuna göre başarılarınızın altını çizin ve mütevazi olmayın.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;HATA 3: Güncel olmayan bilgiler yazılması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Özgeçmişiniz sizin hayat hikayeniz değildir. İşverenler son zamanlarda neler yaptığınızı öğrenmek ister. 30 yıl veya daha fazla önceki iş tanımının yazılması Özgeçmişinizi gölgeleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;HATA 4: Danışman Unvanının kullanılması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Bazı adaylar mevcut is durumlarını tanımlarken danışman deyimini kullanmaktadırlar. Ancak bu terim çok geniş anlam taşıdığından İnsan kaynakları uzmanlarını veya işverenleri rahatsız eder. Danışman unvanı sadece belirli bir görev veya spesifik bir proje için kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;HATA 5: Çelişkili Bilgi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     İnsan kaynakları uzmanları veya işverenler aday listelerinde adayların detaylı özgeçmiş bilgileri ve resimlerinin gereksiz olduğu konusunda hemfikirlerdir. eleman.net deki özgeçmişiniz sadece is arama veya işverenlerce aramada kullanılan birinci adımdır. Önemli olan bu aramalar sonucunda yüzlerce aday&lt;br /&gt;içerisinde mülakata çağrılacak olmanızdır. Özgeçmişinizde yazılacak her kelimenin anlamlı olması ve yeteneklerinizi pazarlayabilecek şekilde seçilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İLETİŞİM AĞINI UNUTMAYIN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      İşsiz orta seviyede yönetici özgeçmişi bir tam zamanlı başvuru olmalıdır. ABD'de ki istatistiklere göre iş fırsatlarının %80'ni iletişim ağında doldurulmaktadır. Dolayısı ile her tanıdığınızla görüsün. İletişim ağı kapsamında kişisel, kurumsal temaslar, önceden çalıştığınız insanlar, sizin için çalışan insanlar, müşteriler, satıcılar, temsilciler, ajandanızdaki tüm ilişkide olduğunuz kişiler, dernekler ve tabiî ki kariyer siteleri ile temas halinde olun. Etkili bir özgeçmiş ve bir iletişim şansınızı artıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;İlk izlenim çok önemlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Be Who you are (Kendiniz gibi olun)"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-382753275453508859?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/382753275453508859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=382753275453508859' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/382753275453508859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/382753275453508859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/08/ozgecmis-ipuclari.html' title='Ozgecmis  Ipuclari'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-2555875978962488040</id><published>2008-07-23T08:15:00.000-07:00</published><updated>2008-07-23T08:21:37.647-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin Gelisimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Aklinizi “basiniza” nasil getirebilirsiniz?</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Aklınızı “başınıza” nasıl getirebilirsiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta beyniniz için bunları yapın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyin, insan vücudunun %2’si ağırlığında olmasına rağmen, geriye kalan %98’i yönetiyor. Başarının da mutluluğun da kaynağı beyin. Öğrenirken, düşünürken, konuşurken onu kullanıyoruz. Ancak çoğumuz kafamızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğimiz üzerine fazla kafa yormuyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümin Sekman’ın hazırladığı “Bu hafta beynine iyi bak!” adlı “beyin kullanma kılavuzu” kitapçığından birkaç alıntı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır. Önemli kararlarınızı açık havada yürürken alın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Beyin örneklerle akıl yürütür. Kararsız kaldığınız bir durumda “Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı?” diye düşünün. &lt;br /&gt;Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendirir. Her gün birkaç yeni kelime öğrenin ve kullanın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere bulmaca ve satranç gibi oyunları kullanabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Zihinsel rutinlerinizi kırın. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer alinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. &lt;br /&gt;Zihinsel zevklerinizi zenginleştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş kitabından, birkaç cümle okuyun. Güzel bir resme bakın. Sevdiğiniz bir müziği gözleri kapalı dinleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, düşünce kalitesini artırır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• İyi bir uyku kaliteli bir beynin temelidir. 24 saati geçen uykusuzluk sarhoşluğa benzer bir şekilde beyin fonksiyonlarını etkilemektedir. &lt;br /&gt;Bol ve temiz “birinci el” oksijen beyin için çok önemlidir. Beyin vücuda alınan oksijenin dörtte birini tek başına tüketir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Farklı düşünme tarzları beyni geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun. &lt;br /&gt;Kullanılmayan organ körelir. Sürekli TV seyrederek beyninizi düşük viteste çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Beyin diyeti yapın. Beynimiz “garbage in garbage out” ilkesine göre çalışır. Yani beninize çöp girerse, beyninizden çöp çıkar. Beyninizi neyle beslediğinize, midenizi neyle beslediğiniz kadar dikkat edin. &lt;br /&gt;Kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda onu çoğaltırsınız. Günde aklımızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkında? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Beynimiz kendisinin nasıl çalıştığı hakkındaki bilgi ve inançlarına göre çalışır. Beynin çalışması hakkında yanlış bilgilere sahip olduğumuzda, beynimiz de yanlış çalışır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Başarı beyinde başlar. İnsan “kafadan” kaybeder! Bu hafta “beyin haftası.” Aklımızı “başımıza” toplama haftası! Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla kafa yorun:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyin Haftası Kapsamında Birlikte Neler Yapabiliriz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM) olarak bu konuda ilk adımı atarak bir kampanya başlattık. Sizlerin de ilgi ve desteği ile çalışmalarımızı daha büyük kitlelere ulaştırabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapabileceğiniz ilk şey, yukarıdaki metni arkadaşlarınıza göndermek olabilir. Daha çok insanın beyin haftasından haberdar olmasını sağlamak ve daha da önemlisi daha çok insanın kendi beynini bilinçli kullanmasını sağlamak için çaba göstermeniz bizim için yeterlidir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kaynak : www.kigem.com &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-2555875978962488040?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/2555875978962488040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=2555875978962488040' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2555875978962488040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2555875978962488040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/07/aklinizi-basiniza-nasil.html' title='Aklinizi “basiniza” nasil getirebilirsiniz?'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-5670769700490886748</id><published>2008-07-23T08:05:00.000-07:00</published><updated>2008-07-23T08:08:13.556-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Bugun Basari icin ne Yapabilirsiniz?</title><content type='html'>BUGÜN BAŞARI IÇIN NE YAPABİLİRSİNİZ? &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Birinci görevimiz insan olmak!&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;  Hepimiz bir şeyler olmak istiyoruz. Kimimiz iyi bir doktor, kimimiz iyi bir anne, kimimiz iyi bir Fenerbahçeli, kimimiz iyi bir genel müdür olmak istiyoruz. Bu arada önemli bir görevimizi unutuyoruz; insan olmak! Birinci görevimiz insan olmaktır. İkinci görevimiz mesleğimizde en iyi olmak. Kendinizi daha "gelişmiş" bir insan yapmak kadar, kendimizi daha iyi bir insan yapmak için de çalışmalıyız. Benim Kanada'nın Vancouver şehrinde bir parkta düşünürken kendim için belirlediğim üç ilkem var: &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;1. Duru düşünce.&lt;/span&gt; Kendine yapabileceğin en büyük kötülük, uzun süre kafa karışıklığıyla yaşamaktır. Zihnini netleştir. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;2. Temiz kalp.&lt;/span&gt; Kalp da el gibi kirlenir, periyodik olarak kalbini temizle. Kazanma mücadelesi kalbini katılaştırmasın. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;3. Çalışan eller.&lt;/span&gt; Ellerin boş kalmasın. İnsan daha iyi bir dünyayı aklıyla tasarlasa da, elleriyle şekillendirir. Eylem ellerdedir.MS&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-5670769700490886748?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/5670769700490886748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=5670769700490886748' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5670769700490886748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5670769700490886748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/07/bugun-basari-icin-ne-yapabilirsiniz_23.html' title='Bugun Basari icin ne Yapabilirsiniz?'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-7868979870395186089</id><published>2008-07-03T00:09:00.001-07:00</published><updated>2008-07-03T00:12:26.989-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Giyim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Yasam Kurallari</title><content type='html'>Bazı Yaşam Kuralları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Hiçbir kural kural değildir.&lt;br /&gt;2. Yaşlanmak demek daha az yanlış yapmak demektir.&lt;br /&gt;3. Olan olmuştur.&lt;br /&gt;4. Kendini kabullen.&lt;br /&gt;5. Neye değer neye değmez bilmek lazım.&lt;br /&gt;6. Yaşamınızı bir değerli amaca adayın.&lt;br /&gt;7. Düşüncelerinizde esnek olun.&lt;br /&gt;8. Bir ilgi alanınız (hobiniz) olsun.&lt;br /&gt;9. Meleklerin tarafında ol, şeytanına uyma.&lt;br /&gt;10. Sadece ölü balık yüzeyde yüzer.&lt;br /&gt;11. Sesini yükselten son kişi ol.&lt;br /&gt;12. Kendi danışmanın ol.&lt;br /&gt;13. Korku yoksa, hep uyanıksan, tereddüt de olmaz, sürprizler de.&lt;br /&gt;14. Gözün açık gitme. Yapmayı istiyorum, yapacağım.&lt;br /&gt;15. Farkı fark et.&lt;br /&gt;16. Değiştirebileceklerini değiştir.&lt;br /&gt;17. İyi yaptığın şeyde ikinci iyi olma.&lt;br /&gt;18. Hayallerinden korkma.&lt;br /&gt;19. Şimdi ve burada olanı yaşa.&lt;br /&gt;20. Gelecek duygusundan kurtul.&lt;br /&gt;21. Yaşamını bir proje gibi yönet.&lt;br /&gt;22. Bugün çok önemli.&lt;br /&gt;23. İnanışların sistemli olsun.&lt;br /&gt;24. Her gün kendine daha fazla alan yarat.&lt;br /&gt;25. Planlarınız hayal olmasın.&lt;br /&gt;26. Esprili ol. Espri ile bak.&lt;br /&gt;27. Yaptıkların etki uyandırsın.&lt;br /&gt;28. Reklamını yap.&lt;br /&gt;29. Konfor alanların olsun.&lt;br /&gt;30. Soru sormaya alış. Sorgulanmamış düşünce açığa çıkmaz.&lt;br /&gt;31. Onurlu ol. Bütün başarılı insanlar gibi...&lt;br /&gt;32. Büyük duyguların adamı ol.&lt;br /&gt;33. Kaderin senin elinde.&lt;br /&gt;34. Herşeyi anlamak zorunda değilsin.&lt;br /&gt;35. Doğru mutluluğun nereden geldiğini bil.&lt;br /&gt;36. Ne ezil ne ez.&lt;br /&gt;37. Artık büyüdün. Sen kendinsin.&lt;br /&gt;38. Her durumda iyi davran.&lt;br /&gt;39. Kuralları olan bir insan ol.&lt;br /&gt;40. Derinde boğulmazsın.&lt;br /&gt;41. Kişisel sınırlarını yargılanmaktan korkmadan çiz.&lt;br /&gt;42. Fiyata değil kaliteye bak.&lt;br /&gt;43. Endişeli olmamayı öğrendiysen tamamsın.&lt;br /&gt;44. Genç kalmak için ne gerekiyorsa yap.&lt;br /&gt;45. Para problem çözmez.&lt;br /&gt;46. Kendine ait ol. Hayatın iyisi de kötüsü de senin.&lt;br /&gt;47. Hep bir tarafta olamazsın.&lt;br /&gt;48. Kendine dışarıdan bak.&lt;br /&gt;49. Pişmanlık duymayanlar kaybedenlerdir.&lt;br /&gt;50. İyi bir şey demeyeceksen konuşma.&lt;br /&gt;51. Farklılıkları kabul et aykırılıkları takdir et.&lt;br /&gt;52. Eşinize kendisine ait alan bırakın.&lt;br /&gt;53. Şirin olun.&lt;br /&gt;54. Yapmak istediklerini yapabiliyor musun?&lt;br /&gt;55. Özür sevgi ve saygı doğurur. Özür dileyen ilk sen ol kazanırsın.&lt;br /&gt;56. Ekstra adımların sahibi sen ol.&lt;br /&gt;57. Görmekten zevk aldığın insanlara bak.&lt;br /&gt;58. Ne zaman dinleyeceksin ne zaman konuşacaksın bil.&lt;br /&gt;59. İhtirası paylaşacağın zamanlardan çekinme.&lt;br /&gt;60. Aşk aşık olmak içindir.&lt;br /&gt;61. Diyalog kazandırır.&lt;br /&gt;62. Evliliğinizde birlikteliğinizin mahremiyeti olsun. "Bizi kendi&lt;br /&gt;halimize bırakın".&lt;br /&gt;63. Ortak amaçları paylaş eşinle...&lt;br /&gt;64. Eşinize en iyi arkadaşından daha iyi davran.&lt;br /&gt;65. Tatminkarlık kazandırır.&lt;br /&gt;66. Eşiniz ile aynı kurallara sahip olmak zorunda değilsin. Kurallarınızda&lt;br /&gt;karşılıklı esnek olun.&lt;br /&gt;67. Her gün yaşamına dahil edebilecek yeni kuralların olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-7868979870395186089?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/7868979870395186089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=7868979870395186089' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7868979870395186089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7868979870395186089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/07/yasam-kurallari.html' title='Yasam Kurallari'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-1702320742973697535</id><published>2008-07-03T00:02:00.000-07:00</published><updated>2008-07-03T00:03:14.989-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><title type='text'>Can Egrisi ve Basari</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Çan Eğrisi ve Başarı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yaşında başarı ..................pantolonuna işememektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 yaşında başarı ...................arkadaş bulabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 yaşında başarı ...................araba kullanabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 yaşında başarı...................seks yapabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35 yaşında başarı ...................para kazanabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50 yaşında başarı ...................para kazanabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60 yaşında başarı ...................seks yapabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;70 yaşında başarı ...................araba kullanabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;75 yaşında başarı ...................arkadaş bulabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80 yaşında başarı...................pantolonuna işememektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz buna ÇAN EĞRİSİ diyoruz!!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Prof. Dr. Albert Follanberg&lt;/span&gt;´ten hayatın değişik aşamalarında başarıya dair tarifler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-1702320742973697535?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/1702320742973697535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=1702320742973697535' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/1702320742973697535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/1702320742973697535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/07/can-egrisi-ve-basari.html' title='Can Egrisi ve Basari'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-6095349969653587345</id><published>2008-07-02T08:01:00.000-07:00</published><updated>2008-07-02T08:04:50.109-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><title type='text'>BUGUN BASARI ICIN NE YAPABILIRSINIZ?</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;BUGÜN BAŞARI IÇIN NE YAPABİLİRSİNİZ? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İstemediğin bir hayata daha ne kadar katlanabilirsin?&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Başarısızlık katlanmak demektir.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;Hayatınızı düşünün, ne kadar çok şeye katlanıyorsunuz? Sevmediğiniz halde katlandığınız insanların bir listesini yapmaya ne dersiniz? Sevmediğiniz halde katlandığınız kötü hallerin bir listesini yapmaya ne dersiniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fizikçilere göre bir kağıt en fazla 8 kere katlanabiliyor (inanmıyorsanız deneyin!)bir insan kaç kez ikiye katlanabilir? Siz kaç şeye katlanıyorsunuz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi bu durumlardan ve insanlardan daha büyük bir başarı kurtarır. Başarı insanı "katlanmaktan" korur. Önünüzde iki yol var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. yol "Beterin beteri var" diyerek katlanabildiği kadar katlanmak, sonunda "katmerli bir kaybeden" olmak ya da 2. yol "bütün bunları hak etmiyorum, katlanmak yerine kişisel kurtuluş savaşımı başlatıyorum" demek. MS&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-6095349969653587345?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/6095349969653587345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=6095349969653587345' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/6095349969653587345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/6095349969653587345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2008/07/bugun-basari-icin-ne-yapabilirsiniz.html' title='BUGUN BASARI ICIN NE YAPABILIRSINIZ?'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-458628698971917463</id><published>2007-10-18T07:02:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T07:06:10.447-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Basari uzerine soylenmis sozler</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b style=""&gt;BAŞARI ÜZERİNE SÖYLENMİŞ EN GÜZEL SÖZLER!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ben Sweetland&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Ahlak konusunda en önemli dersler kitaplardan değil, yaşanan deneyimlerden alınır. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mark Twaın&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Coşku, zekadan daha önemlidir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Albert Eınsteın&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Başarının sırlarından biri, geçici başarısızlıkların bizi yenmesine izin vermemektir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mark Kay&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yapabildiğimiz herşeyi yapsaydık, buna kendimiz bile şaşardık. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Thomas Edison&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Arzu varsa çözümde vardır. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Anonim&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Olumsuz düşünceleri zihinsel canavarlar halini almadan önce yok edin. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Anonim&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Düş kurmak değil, bir düşe sahip olmamak budalalıktır. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Clıff Clavın, Cheers&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Dünyada bir çok kabiliyetli kişiler, küçük bir cesaret sahibi olmadıkları için kaybolurlar. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sydney Smıth&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Durmak ölüm, taklit uşaklıktır, çalışmak ve yetişmek ise hayat ve hürriyettir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;L.Y. Rauke&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ne başarırsanız başarın, size yardım eden mutlaka vardır. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Athea Gıbson&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Başarı isdediğini elde etmek, mutluluksa elde ettiğini sevmektir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Brown&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Mağlubiyete uğrayınca ümitsizliğe kapılma, her başarısızlıkta bir zafer arzusu yatar. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Germaın Martın&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;İyi bir başlangıç, yarı yarıya başarı demektir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Andre Gıde&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Her şeyin mühim noktası, başlangıçtır. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Eflatun&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bütün büyük işler, küçük başlangıçlarla olur. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Cıcero&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar. Çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar. &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Hz. Ali&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Basit bir adamın elinden geleni yapmaya çalışması, zeki bir adamın tembelliğinden iyidir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;G. Gracıan&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;C. Floru&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;İyiliği, hastalığı, sefaleti, mutluğu, zenginliği, fakirliği yapan zihindir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Edmund Spencer&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Gülümseyin: öyle samimi ve sıcakolun ki her sıktığınız ele, ruhunuzu da katın. Dale Carnegia&lt;br /&gt;Yapabilirler çünkü yapabileceklerini düşünüyorlar. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Virgil&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Limiti koyan zihindir. Zihin bir şeyi yapabileceğini kestirebiliği kadar başarılı olur. Yüzde 100 inandığın sürece her şeyi yapabilirsiniz. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Arnold Schwarzenegger&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Cladue Bernard&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Bazı yenilgilerin nedeni, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememeleridir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Thomas Edison&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Demir mıklatısa aşıktır. Hep ona doğru koşar, zaferde sabra aşıktır ve devamlı ona koşar. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sühreverdi&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Her eylemin atası düşüncedir. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ralph Waldo Emerson&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Latin Atasözü&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Batan güneş için ağlayın, yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Dale Carnegde&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Zor bir iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur. . &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Henry Ford&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Plansız çalışan kimse, ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Descartes&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Rüzgarın yönünü tayin edemeyiz ama geminin yönün değitirebiliriz. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Enaca&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-458628698971917463?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/458628698971917463/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=458628698971917463' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/458628698971917463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/458628698971917463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/10/basari-uzerine-soylenmis-sozler.html' title='Basari uzerine soylenmis sozler'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-5214905325139475839</id><published>2007-10-18T06:37:00.001-07:00</published><updated>2007-10-18T06:37:42.692-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><title type='text'>7 Gunde Zekanizi Parlatin</title><content type='html'>&lt;table bgcolor="#ffffff" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="yazibaslik" width="100%"&gt;7 GÜN BUNLARI YAPIN, ZEKANIZ PARLASIN! &lt;/td&gt;                                     &lt;/tr&gt;                                   &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;                                                               &lt;/td&gt;                             &lt;/tr&gt;                             &lt;tr&gt;                               &lt;td height="17"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;                             &lt;/tr&gt;                             &lt;tr&gt;                               &lt;td&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"&gt;                                                                      &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                                     &lt;td class="anasayfatext"&gt;Yazan: Ana Kaynak: The Guardian-Men�s Health&lt;/td&gt;                                   &lt;/tr&gt;                                                                      &lt;tr&gt;                                     &lt;td height="17"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;                                   &lt;/tr&gt;                                   &lt;tr&gt;                                     &lt;td class="anasayfatext"&gt;7 günde Einstein gibi olmanın yolları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangimiz bir gün yataktan kalkıp da daha akıllı olduğumuzu görmek istemeyiz ki? Bu dilek her ne kadar ütopik olarak görülse de bir bilim adamının yöntemi, 1 hafta gibi kısa bir sürede, zekayı yüzde 40 oranında artırmanın mümkün olduğunu ortaya koydu. Beynin herhangi bir kas gibi olduğunu ve egzersizlerle güçlenebileceğini öne süren İskoçya�daki Edinburgh Üniversitesi�nin Biyomedikal Bölümü�nden Prof. Mark Lythgoes�in 1 hafta süren programı BBC�de yayınlandı. Programa katılan 100 kişinin IQ�larında, yüzde 40 oranına varan artış görüldü. Bu artış katılımcıların programa katılmadan önce girdikleri testle, programdan sonra uygulanan test sonuçları karşılaştırılarak elde edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bir haftalık program&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi: Dişinizi her zaman kullandığını elinizle değil, diğeriyle fırçalayın. Ve gözünüzü kaparatak duş alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar: Sabah saatlerinde bulmaca çözün. Ve kısa yürüyüşe çıkın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi: Akşam yemeğinde yağlı balık yiyin. İşe ya yürüyerek ya bisikletle ya da daha önce kullanmadığınız bir araçla gidin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salı: Sözlükten bilmediğiniz sözcükleri öğrenin. Ve bunları günlük konuşmanızda kullanmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşamba: Yoga, Pilates ya da meditasyon derslerine katılın. Daha önce tanımadığınız bir insanla konuşun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perşembe: İşe daha önce kullanmadığınız bir yoldan gidin. Televizyondaki ciddi bilgi programlarını izleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma: Alkol ve kafein tüketmekten kaçının. Alışverişe çıkarken listeyi ezberlemeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;                                    &lt;/tr&gt;                                                                      &lt;tr&gt;                                                                          &lt;td class="anasayfatext"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.vatanim.com.tr/" target="_blank"&gt;www.vatanim.com.tr&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-5214905325139475839?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/5214905325139475839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=5214905325139475839' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5214905325139475839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5214905325139475839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/10/7-gunde-zekanizi-parlatin.html' title='7 Gunde Zekanizi Parlatin'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-6794531122785789325</id><published>2007-10-06T15:20:00.000-07:00</published><updated>2007-10-06T15:21:07.462-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Size Ozel Sozler</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;&lt;em&gt;Yüzeyde hazine bulamazsınız.  &lt;b&gt;Fransız atasözü&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;&lt;em&gt;Bir işi gerçekten yapmak isteyen bir  yol bulur , İstemeyen Mazeret bulur. &lt;b&gt;E.C.McKenzie&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;Ağaç değilsiniz, bulunduğunuz durumu  ve konumu değiştirebilirsiniz. &lt;b&gt;Jim Rohn&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;Birşeyler değiştirmek isteyen insan  önce kendinden başlamalıdır.&lt;b&gt;Sokrates&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;font-size:100%;" &gt;''Kimlere eğitimli diyeceğim?  Ben  öncelikle koşullar tarafından yönetilmek yerine onlara egemen olan,her fırsatı  yiğitce karşılayan ve zekice hareket eden, tüm iş ve ilişkilerinde onurlu olan,  huysuz kişilere ve olumsuzluklara iyi yaklaşan, ayrıca zevklerini kontrol  altında tutan ve talihsizliklere boyun eğmeyen, başarıyla şımarmayan insanlara  eğitimli derim.'' &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;&lt;b&gt;Sokrates&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;Yaşamımız yaşadıklarımızla değil,  beklentilerimizle şekillenir.  &lt;b&gt;Bernard Shaw&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;Yapmadığınız atışların %100 ünü  ıskalarsınız. &lt;b&gt;Wayne Gretzky&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;  &lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-size: 12pt;font-size:100%;" &gt;Sadece fazla ileri gitme riskini göze alanlar nekadar ileri  gidebileceğini öğrenir.&lt;/span&gt;   T.S.Eliot&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;font-size:100%;" &gt;Bazı insanlar hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan  yaşarlar, Böyle insanlar bir nehir üzerinde akıp giden saman çöpüne  benzerler.Onlar gitmezler ancak suyun akışına kapılarak  akarlar.&lt;/span&gt;     &lt;span style="font-size: 14pt;font-size:130%;" &gt;Seneca&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-6794531122785789325?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/6794531122785789325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=6794531122785789325' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/6794531122785789325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/6794531122785789325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/10/size-ozel-sozler.html' title='Size Ozel Sozler'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-8712841101825377941</id><published>2007-10-02T08:55:00.000-07:00</published><updated>2007-10-02T08:56:13.434-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yonetici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Iyi Yonetici Nasil Olmali</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             İyi yönetici nasıl olmalı?                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1146060588.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;                         2006-04-26                      &lt;/span&gt; &lt;span class="article_baslik"&gt;                       17:09                      &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;İyi yönetici nasıl olmalı?&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;İyi yönetici olgun davranmalı, kendine güvenmeli ve başkalarına güven vermeli. Samimi, ilişki kurma ve empati yapma yeteneğine sahip olup, ileriyi görebilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurullah Genç, iyi yöneticinin, “yönettiği sistemin geçmişinden dersler çıkararak sistemi daha da büyütecek ve etkin kılacak şekilde kontrol etmesini becerebilen kişi” olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Nurullah Genç, iyi bir yöneticinin, amaca ulaşmanın mutluluğunun bilincinde olması ve çalışanlar açısından da aynı şeyin geçerli olduğunu kavrayabilmesi gerektiğini belirtti. Yöneticinin, yönetimin bir bilim, sanat ve meslek olduğunu iyi bilmesi gerektiğini ifade eden Genç, “İyi bir yönetici, yönetim faaliyetini bilimsel verilerle donatarak, becerisini en üst düzeye çıkarmalı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LİDERLİK ÖZELLİĞİ ŞART&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Genç, güçlü yöneticilik için liderlik özelliğinin de şart olduğunu belirterek şunları kaydetti: “İyi yönetici, yönettiği sistemin geçmişinden dersler çıkararak gününü ve geleceğini, sistemi daha da büyütüp etkin kılacak şekilde kontrol edebilen kişidir. Yönetici olgun davranmalı, kendine güvenmeli ve başkalarına güven vermelidir. Samimi, ilişki kurma ve empati yapma yeteneğine sahip olup, ileriyi görmelidir. Duygusal olgunluk içinde açık sözlü, etkili konuşup, doğru, bilgili, inisiyatif sahibi, kararlı ve dürüst olmalıdır. Çatışmaları da uygun yollarla çözüp, faydaya dönüştürerek, riskleri ve krizleri en uygun şekilde yönetmesini bilmelidir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi yönetici olmak isteyen kişinin, kendisi ve başkaları için labirentler oluşturmaması, gücünü ve otoritesini en uygun durumlarda kullanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Genç, “İletişim gerçeğinin bir yönetici için ne kadar önemli olduğunu çok iyi kavrayıp, bunu astlarına da öğretmelidir. Ortak amaçlar belirleme, emrindekileri bu amaçlara yöneltmede maharetli, olumlu eleştirilere duyarlı olmalı ve astların da iş tatminini sağlamak için gereken her şeyi yapmalıdır” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç, yöneticinin inanç ve tutumlara saygı gösterip, stratejik davranması gerektiğini de sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: www.ntvmsnbc.com/news/260868.asp?0m=H2FV&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-8712841101825377941?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/8712841101825377941/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=8712841101825377941' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/8712841101825377941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/8712841101825377941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/10/iyi-yonetici-nasil-olmali.html' title='Iyi Yonetici Nasil Olmali'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-8991682116741817443</id><published>2007-10-02T08:52:00.000-07:00</published><updated>2007-10-02T08:54:58.963-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Motivasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><title type='text'>Motivasyon Icin On Hazirlik</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bg height="1" style="color:#336699;"&gt;&lt;center class="style2"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;                             Motivasyon İçin Ön Hazırlık Aşaması&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1161848519.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;                         2006-10-26                      &lt;/span&gt; &lt;span class="article_baslik"&gt;                       10:41                      &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Motivasyon İçin Ön Hazırlık Aşaması.. Selçuk Arıcı ' nın Yazısı..&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;Eğer kendinizi çok iyi tanıyorsanız, kendi potansiyelinizi az çok kestirebiliyorsanız, yaşadığınız sürece başarmak içgüdüsüyle harekete geçtiğiniz her konuda başarılı olmaya daha yakınsınızdır. Sözgelimi siz üniversite sınavlarına haızrlanan bir adaysınız. Eğer lise eğitiminizi kendinizi çok yormadan sırf lise mezunu olayımda şimdilik gerisi önemli değil diye bitrdiyseniz bu hedefinizi başardığınızda bir boşluğa düşme ihtimaliniz çok yüksek.&lt;br /&gt;Şimdi de tam tersini düşünün. Siz üniversite sınavlarında başarılı olmak ve istediğiniz bölüme girmek için çalışıyorsanız siz muhtemelen önünüzdeki 3-4 yılı planlayabilen birisiniz demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ön Hazırlık Aşamasındaki en temel unsurlar şunlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Motivasyon için öncelikle küçük, orta ve uzun vadeli hedefleriniz olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Hedefe karşı konsantre olmanız ve inançlı olmanız gerekmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Kendi potansiyelinizi net bir şekilde biliyor olmanız gerekmekte. Zira neyi başarıp başaramayacağınızı en objektif olarak bilecek olan insan yine sizsinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Planlama yeteneğinizin güçlü olması da sizi yine motive edecek önemli unsurlardan biridir. Sözgelimi bir işi başarırken ne kadar planlı davranırsanız o konuda o kadar başarılı olursunuz. Planlama konusuna vakit planlamadan, yapacağınız işin tüm ayrıntılarını dahil edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Hedefinizin ayrıntılarını belirleyin ve hedefinizi iyi analiz edin. Bu sizin hedefe odaklanmanızı kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Umutsuzluğa düşmemek gerektiğini idrak etmek te motivasyon için önemli bir unsurdur. Bu sizin bilgi, tecrübe ve deneyimlerinizin artmasıyla doğru orantılı olarak daha iyi anlayacağınız bir konudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- En önemli konu ise sabretmeniz gerektiğini bilmeniz gerektiğidir. Yapmış olduğunuz, istemiş olduğunuz hiçbirşeyin elbette ki gerçekleşme garantisi yoktur. İstediğiniz herhangi bir konua hemen başarılı olamasanızda bu olmayacağınız anlamına da gelmez. Elbette ki başaınıza gelen herşey, sizin iyiliğinizedir. İşte bu bakış açınızı güçlendirebilirseniz motivasyon için en gerekli unsurların başında olan manevi inanç konusunda da bir adım öne geçmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motivasyon konusu bir şeye niyetlenmek gibidir. Niyet etmediğiniz hiçbir konu yoktur ki için de motivasyon konusu da geçmesin. Niyet etmediğiniz hiçbir konuda başarılı olmanız beklenemez. Öncelikle hangi konuda olursa olsun iyi bir niyetiniz olmalıdır. Niyet etmediğiniz hiçbir konuda motive olamazsınız. Ancak bu niyette elbette mantıklı, kabul edilebilir ve gerçekleşmesi muhtemel bir konuda olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psik.Dan. Selçuk Arıcı&lt;br /&gt;İnsan Kaynakları Uzmanı&lt;br /&gt;selcuk@diyalog.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-8991682116741817443?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/8991682116741817443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=8991682116741817443' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/8991682116741817443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/8991682116741817443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/10/motivasyon-icin-on-hazirlik.html' title='Motivasyon Icin On Hazirlik'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-7570385396423979984</id><published>2007-10-02T08:27:00.000-07:00</published><updated>2007-10-02T08:29:16.311-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pozitif Dusunce'/><title type='text'>Pozitif Dusunmek Size Ne Kazandirir</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             Pozitif Düşünmek Size Ne Kazandırır                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1188537956.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;                         2007-08-31                      &lt;/span&gt; &lt;span class="article_baslik"&gt;                       08:21                      &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Pozitif Düşünmek Size Ne Kazandırır ? Psik. Dan. Selçuk Arıcı 'nın yazısı&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;                                Pozitif Düşünmek Size Ne Kazandırır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevremde o kadar çok negatif insan görüyorum ki bazen adeta sihirli bir kumanda ile o asık ve somurtkan yüzlerini bir gülümseyişe çevirmek istiyorum. İstiyorum çünkü bir gülümseme ile aşılamayacak gibi görünen engeller aşılabilirken, asık bir suratla, bozuk bir moral ile yapabileceğiniz basit bir işi bile beceremediğiniz oluyor. Öyleyse biz insanoğlunu asık suratlı yapan ve bu asık suratta da ısrarcı yapan ne ? Yaşamın kendisinde karşılaştığımız güçlükler ve sıkıntılar mı ? Ya da hiç telafi edilemeyeceğini sandığımız maddi kayıplar mı ? Bazen maddi bir kayba uğradığımızda hepimiz adeta dünyalar tepemize yıkılmış gibi hissederiz. Bazen bu tek bir kurşuna bakar deriz. Bazen de içimizdeki umutsuzluk bizi öyle yollara götürebilir ki bu hayattan adeta kopmak ve kurtulmak isteyen bir ruhsal duruma bürünürüz. Bu hemen hemen tüm insanların başına gelebilir. Adeta içimizdeki yalnızlık dev bir canavar haline gelir ve bizler yüreğimizde büyüyen sıkıntıyı aşmak yerine, o canavarın bizi içten içe tüketmesini seyrederiz. Bu umutsuzluk içinde de adeta Rabbimize isyan ederek bu dünyadan göçmek, yok olmak isteriz. Kimisi Allah korusun kendi canına kast etmeye çalışır, kimisi ağır bir depresyona girer, kimisi bedensel bir rahatsızlık kazanır ve yaşanan tüm sıkıntılar adeta yaşamımızı bitirmiş gibi düşünmeye başlarız. Umutsuz ve çaresiz kala kalırız gibi hissederiz. Ve sonraki soru gelir ardından. Şimdi ne olacak ? Ne yapacağım ben ? Çaresizim ve artık yapacak hiçbir şeyim kalmadı deriz ve o umutsuzluk girdabı içinde adeta yok olmayı bekleriz. Hepsi bu kadar mı sizce ? Kimimiz daha da ileriye giderek Allah korusun kendi canına kastetmez mi? Rabbimizin bize verdiği bu emanete kastetmez mi? Oysa insanoğlu niçin yaratılmıştır ? ve Rabbimiz bize bu canı neden vermiştir ? Doğrusu biz bunu çok az düşünüyoruz. Tek bildiğimiz başımıza kötü bir şey geldiği zaman kendimizi tükettiğimiz gerçeği ve başımıza iyi bir şey geldiği zaman da kendimizle övünüp başka herkesi ve her şeyi ikinci plana attığımız gerçeği değil mi ? Biz insanlar bolluk içinde ve her şey iyi giderken kendi bencilliğimize yenik düşüp daha da fazla kazanma veya daha da fazlasını elde etme yarışına girmiyor muyuz ? Herkesi ve her şeyi arka plana atmak pahasına. O an dostlarımızı veya bizden geride olanları daha az hatırlamıyor muyuz ? Aslında iyi zamanımızda , kötü zamanımızı da hatırlayıp şükretmemiz gerekmiyor mu? Hepimiz gerek duygusal, gerek manevi, gerekse maddi anlamda zor zamanlardan geçmişizdir. Şimdi gözlerinizi kapatıp o anlarınızı hatırlamanızı istiyorum. Şöyle düşündüğünüz olmadı mı ? Ah bir el olsa da bana uzansa ve yardım etse de şu sıkıntılarımdan kurtulsam ben de başkalarına yardım ederim. Hemen hemen herkesin zamanında bu şekilde düşündüğüne inanıyorum. Ama diyorum ya maalesef sıkıntıda çok dua eden bizler, işlerimizi yoluna koyduğumuz zaman ne de az şükrediyoruz değil mi? Babam hep sizden gerisini de düşünün der. Evet gerçekten hayat bana gösterdi ki bu dünyada kesinlikle yalnız değilim ve benden gerek manevi ve gerekse de maddi olarak ileride veya geride bir çok insan var. Aslında kural basit. Herkes kendi etki alanını bilirse ve herkes kendi etki alanını daha da genişletirse ben dünyada daha az mutsuz insan olacağına inanıyorum. Yani söz gelimi siz 1000 lira kazanıyorsanız ve bunun belki 1/10’nunu veya gelirinize göre 1/20’sini veya bunlardan da daha fazlasını veya bir miktarını sizden daha geridekiler için kullanmıyorsanız o zaman siz kendi etki alanınızı da kullanmıyorsunuz demektir. Aynı şekilde siz kendi bilgi birikiminizden veya manevi dinginliğinizden, tecrübelerinizden bir başka insan için olumlu bir şekilde yararlanmıyorsanız o zaman siz bulunduğunuz yere oturun ve kendinizi bir sorgulayın. Acaba ben nerede hata yapıyorum, sorusunu sorun kendinize. Zira yaşama bakış açınızı tamamıyla fayda ve maliyet üzerine kurduysanız yani o bana ne kazandırırsa ben de ona, onun bana verdiği kadar kazandırırım veya veya ne kadar ekmek o kadar köfte şeklinde bir bakış açısı insanı kendi bencilliği içinde kaybetmeye mahkum eder. Böyle insanlar günü gelir bolluk içinde yaşar ama günü gelir de sefalete düşer de elinden bir tutan insan olmaz. Ne ekersen onu biçersin atasözü belki de bu durum için söylenmiştir. Öyleyse insanların moral ve motivasyon olarak birbirlerini desteklemeleri, gerekirse birbirlerine maddi destekte bulunmaları hem bu deteği veren açısından hem de hem de desteği alan açısından son derece pozitif bir sinerji oluşturur düşüncesindeyim. Zira ihtiyacı olanın veya yardım alanın edeceği hayır duasını almak yani ihtiyaç sahibinin duası mutlaka ki yardımı yapan kişiye pozitif bir ruh hali kazandıracak ve bu olumlu motivasyon ile toplumdaki kaynaşma en ileri seviyeye çıkacaktır düşüncesindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu somurtkanlık konusuna tekrar dönmek istiyorum. Şunu düşünmenizi istiyorum. Hiç moraliniz bozuk bir şekilde sınava girdiniz mi ? Böyle bir durumda girdiğiniz sınavda bildiğiniz soruları bile moral bozukluğu içinde yapamadığınız oldu mu ? Bir de tersinden düşünün. Moraliniz çok iyi ve hiç yapamadığınız bir soruyu o moralle sınavda yaptığınız oldu mu ? Sizce ikisi arasında ne gibi bir fark var ? İşte bütün bunları düşündüğünüzde olumlu bir geribildirimin insan zihninde adeta doping etkisi oluşturduğunu da anlayacaksınız. Öyleyse pozitif bir bakış açısı veya olumlu bir paradigma geliştirmek insanı ciddi anlamda motive eden en önemli unsurların başında gelir. Bakın bu konuyla ilgili çok yaygın olarak bilinen bir öyküden bahsetmek istiyorum. Bir hastane odasında iki ayrı yatakta yatan hasta varmış. Hastalardan her ikisi de 2 ayrı pencere önünde duran yataklarda yatmasına rağmen bir tanesi hep şikayet edermiş diğerine. Dermiş ki komşu benim yatağın penceresinden bakınca koca bir duvar görüyorum ve bu da beni son derece üzüyor dermiş. Oysa ben insanları, hayatı göremeyince moralim bozuluyor diye serzenişte bulunurmuş. Ve diğerine dönüp kendisine pencereden ne gördüğünü anlatmasını istermiş. O da öyle bir anlatırmış ki o pencereden gördüklerini dinleyenler sanki o pencereden görünen manzaranın dünyanın en güzel manzarası olduğuna inanırlarmış. Şikayet eden hasta ise anlatılanlar karşısında adeta o yatağa kendisi geçmek istermiş. Keşke dermiş o yatağa ben geçsem de o yataktaki hasta kadar mutlu olsam ve yüzüm gülse diye söylenip dururmuş. Günlerden bir gün sabah olmuş ve şikayet eden hasta bir bakmış ki o yatağın üzerindeki çarşaflar değiştiriliyor. Hemen hemşireye sormuş. Orada çok keyifli, mutlu bir hasta vardı hayrola nerede kendisi demiş. Hemşire hastaya dönerek kendisi bu sabah karşı yaşama veda etti. Çok amansız bir hastalığı vardı ama kimseye belli etmezdi. Hayata onun kadar bağlı olan birisini daha görmemiştim yazık oldu der. Bu defa şikayet eden hasta biraz üzüntüyle birlikte hemen o yatağa geçmek hayalini hatırlar ve sizden rica etsem der o hastada artık hayatta olmadığına göre onun o güzel manzaralı odasına ben geçebilir miyim der. Görevli hemşire tabiî ki der ve hastanın o tarafa nakline karar verilir. Şikayet eden hasta nihayet der sonunda haftalardır hasret kaldığım o yeşilliklere, doğaya, insanlara bir nebzede olsa kavuşacağım der ve heyecana kapılır. Nakli oraya yapılır ama kendisini bir sürpriz beklemektedir. O pencerenin manzarası da kendi penceresinin manzarası ile aynı olmasın mı ? Ve o zaman anlar ki hayatını kaybeden o hasta çok hasta olmasına rağmen pozitif bir bakış açısı sergilediği için daha da uzun süre yaşamıştı. Kendisi ise tedavisi yapılan ve iyileşeceği bir hastalıkta dünyaları kendisine zehir etmişti.&lt;br /&gt;Bütün bu öyküyü okuduktan sonra kimilerinizin kafasında sahip oldukları canlanmıştır diye düşünüyorum. Düşünsenize bunca şikayet etmemize rağmen aslında o kadar çok nimete sahibiz ki. Elimizdekilerin değerini ve bize, yaşamımıza olan katkılarını o kadar çok göz ardı ediyoruz ki bazen. Bazen çaresi olan şeyler için bile üzülüyoruz ve adeta hayata küsüyoruz. Oysa iyilik te güzellik te biz insanoğlu için değil mi? Bunlar bizim bu hayatta ki sınavımızda vereceğimiz tepkilerin ölçülmesine yönelik değil mi ? Allah hepimize hayırlı ve uzun bir ömür versin ve dermansız dert te vermesin ama neden telafisi olacak şeyler için adeta hayatımızı mahvederiz. Neden 3 kuruş mal, mülk için birbirimize kırar ve incitiriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta yaşadığımız tüm olumlu gelişmeler eğer bize pozitif bir enerji veriyorsa neden üzülmeyi tercih ediyoruz ? Neden ufak bir problem için arkadaşlarımızı, ailemizi, sevdiklerimizi üzüyoruz. Ya bir gün sevdikleriniz yanınızda olmasa. Rabbim herkese hayırlı ve uzun bir ömür versin ama sevdiğimiz insanların değerini hayattayken bilmeli ve onlarla pozitif bir ilişki geliştirmeliyiz. Zira insanın sahip olduğu hiçbir maddi güç, manevi bir gücün yerini tutamaz. İnsan manevi anlamda mutlu olamazsa dünyanın en zengin insanı da olsa kaosa sürüklenir ve hem kendisini bitirir hem de çevresini. Unutmayın ki çevrenize sağladığınız mutluluk kadar mutlu olursunuz. Çevrenizden aldığınız pozitif güç kadar ayakta kalırsınız. İnsan bir topluluk içinde yaşayan bir varlık olduğuna göre içinde yaşadığı topluluk ne kadar pozitif ise kendisi de o oranda pozitif bir bakış açısı kazanır. Pozitif bir yaşam ise sağlıklı ve kendisiyle barışık bireylerin artmasına yardımcı olur. Öyleyse biz insanlar hem kendimizi hem de çevremizi pozitif yönde etkilemeliyiz ki kendi ruhsal dengemizi manevi anlamda rahatlatmış olalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pozitif Düşünmeyi Kolaylaştıracak Etkenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Bir karşılık beklemeden yardım yapma felsefesini kazanma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Her işin bir zamanı olduğunu ve zamanı gelmeden bir şeyin gerçekleşmeyeceğini idrak etmek. Zira meyve bile olgunlaşmadan yenmez iken bizim bir şeyi hemen ve çabuk istememiz doğru değildir. Zira insan iyi bir şey olunca, o şeyin hemen gerçekleşmesini ister /diler. Zira başına kötü bir şey gelince de isyan eder. Zira biz bir şeyi isterken neyin bizim için daha iyi olacağını bilmediğimiz için bir şeyin gerçekleşmesini (o şey iyi bir şey gibi gözükse bile) hemen dilememeliyiz. Zira biz ancak bizim için hayırlı olanı istemeliyiz. Zira insan bir şeyi dilerken veya o şey hemen olsun isterken bunun aslında kendisi için hayırsız olabileceğini ve belki de o şeyin hayatını mahvedebileceği gerçeğine inanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Hayatta maddi şeylerden daha önemli olan manevi şeyler vardır ki kendinizi manevi anlamda destekleyecek çabalar içinde olmalısınız. Örneğin kendi etki alanınızda ihtiyacı olup ta sizden utanan insana yardım elinizi uzatmaktan çekinmeyin..Ya da başka bir deyişle manevi anlamda inandığınız dini öğrenmeye çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Her zaman güzel tarafından bakmaya çalışın. Bu bardağın yarısı boş yerine, yarısı dolu bardak diye cümle kurmanız bile sizi bu anlamada motive edecektir. Olumlu pekiştireçli cümle kurmak sizi topluluk karşısında daha da pozitif bir kişiliğe sokacağı gibi bu kendi bilinçaltınızda da olaylara verdiğiniz tepkilerin negatiften, pozitife kaymasına yardımcı olur. Siz bunu fark etmeseniz de beyin bu olumlu pekiştireci bir süre sonra kodlayarak sizin gerek fizyolojik ve gerekse zihinsel süreçlerinizi olumlu yönde kontrol altına alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Sinirlerinize ve öfkenize hakim olmalısınız. Bir olay karşısında anında sinirlenmektense olay anında veya olayı ilk öğrendiğinizde susmayı tercih etmeniz kısacası kendinizi frenlemeniz sakinleşmenizi oldukça kolaylaştıracaktır. Hiç siniri yatışmış bir insanla sinirli bir insan bir olur mu ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Ayrıca yapılan birçok araştırma göstermiştir ki pozitif düşünmek, olumlu bakmak, iyimserlik vücutta salgılanan bir çok hormonun hastalıklarla mücadele etmesinde de yardımcı olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psik. Dan. Selçuk Arıcı&lt;br /&gt;İnsan Kaynakları Uzmanı&lt;br /&gt;selcuk@diyalog.com&lt;br /&gt;www.motivasyoncu.com&lt;br /&gt;selcuk@motivasyoncu.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-7570385396423979984?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/7570385396423979984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=7570385396423979984' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7570385396423979984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/7570385396423979984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/10/pozitif-dusunmek-size-ne-kazandirir.html' title='Pozitif Dusunmek Size Ne Kazandirir'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-1647180795898533029</id><published>2007-07-25T10:38:00.000-07:00</published><updated>2007-07-25T10:39:20.823-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oz Guven'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Ozguven Gelistirme Taktikleri</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             Özgüven Geliştirme Taktikleri                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1161069193.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;&lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Özgüven Geliştirme Taktikleri Nelerdir ? Selçuk Arıcı 'nın yazısı...&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;Önemli bir savaş sırasında Japon bir komutan askerlerinin sayısının düşmanlarınkine kıyasla çok daha az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verir. Ordusunun kazanacağına olan güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer konusunda oldukça kaygılıdır. Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki bir tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra komutan cebinden bozuk para çıkararak “Şimdi yazı-tura atacağız. Eğer tura gelirse, biz kazanacağız, ama eğer yazı gelirse kaybedeceğiz, kaderimiz böylece ortaya çıkacak” der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozuk parayı havaya atar ve herkes sabırsızca paranın yere düşmesini bekler. Tura gelmiştir. Askerler çok sevinirler; kendilerine olan güvenlerini toplamışlardır. Bu coşkuyla düşmana saldırır ve savaşı kazanırlar. Bir süre sonra yüzbaşı komutanının yanına gelerek onun kehanetini takdir edercesine, “Kimse kaderi değiştiremez” der. Bunun üzerine “Haklısın” der komutan, iki tarafı da –tura- olan parayı göstererek...!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz hikayede yazdığı gibi zor durumlarla karşı karşıya kalmışızdır.Çoğu zaman karar vermek ve harekete geçmek için bazı yönlendirilmelere ihtiyaç duymuş ve sanki içimizde bizi biz yapan ve harekete geçmemize yardımcı olacak o gücü hissetmekte zorlanmışızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada asıl önemli olan o gücü ne zaman ve hangi koşullarda hissettiğimizdir aslında.Şöyle bir gözlerinizi kapayın.Hayatınızda gerçekten bir işi başardığınız aklınızda yer etmiş geçmişinizdeki o günleri hatırlayın.Örneğin okul yıllarınızda çok büyük bir kalabalığın karşısında yaptığınız konuşmayı hatırlayın.Veya ilk flörtünüze çıkma teklifi yaparken yaşadığınız heyecanı ve her şeye rağmen tüm heyecanınıza ve hata yapma korkunuza rağmen ona çıkma teklifi ettiğiniz günü hatırlayın.Ve her iki örnekte de başarıya ulaştığınız zaman içinizde hissettiğiniz iç huzuru hatırlayın.Ne kadar mutlu olmuştunuz değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu bir gerçek ki hayatta elde ettiğimiz başarıların hiçbiri tesadüfler sonucu kazanılmamıştır.Yani burada önemli olan nokta bizim başarılı olmak ve kazanmak için kadercilik oyunu oynamayıp bu kaderi oluşturabilmemiz için bir ön hazırlık yapmamız, çabalamamız, başarma içgüdüsüyle harekete geçmemizdir.&lt;br /&gt;Bazen, sanki bir şeyler sesimizi keser; beğenilmemek korkusu, dışlanma kaygısı, süregelen düzene boyun eğmişlik ya da yoğun bir yetersizlik hissi, vs. gibi olumsuz öngörüler duygu ve düşüncelerimizi pek az açmamıza ya da hiç açmamamıza neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgüveni gelişmemiş bireyler kendilerine bir görev verildiğinde, ya da karşılarına başarmaları gereken bir durum çıktığında, bu durumdan kaçmaya çalışabilirler hatta mümkünse bu işleri başka arkadaşlarına, dostlarına yaptırmaya gayret ederler. Mahcubiyet duygusunu yaşamamak için bu çeşit riskli durumlardan sürekli uzak dururlar. Peki böyle bir durumdan kurtulunması için ne yapılması gerekir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esasında özgüven konusundan bahsederken özgüvenin tanımını yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.Özgüven kendimizle ile ilgili olumlu ve pozitif duygular geliştirmemiz sonucunda ortaya çıkan harekete geçme gücü şeklinde düşünülebilir.Ayrıca özgüveni yine iç ve dış özgüven olarak ta ikiye ayırabiliriz. . İç özgüven, kendimizle ilgili hissettiğimiz memnuniyet ve kendimize dair inancımız, dış özgüven ise dışarıya kendimiz hakkında verdiğimiz görüntü ve insanlarla olan iletişimlerimizde farklı duygularımızı ifade edebilme becerimizle ilgilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler toplumda yaşayan bireyler olarak hem iç hem de dış özgüveni farkında olarak ya da farkında olmadan çoğu zaman kullanırız.Bunlar arasında da zaten çok iyi bir dengenin kurulmuş olması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer iç ve dış özgüveni dengeleyemezsek sağlıksız bir iletişim kurmaya başlarız ki bu da bizim ilişkilerimiz olumsuz bir yönde etkiler.Keza bu durum çoğu zaman bizlerin bağımsız birer fert olmasını engellediği gibi bizlerin sadece yakınımızdaki topluluğun bizi iteklemesiyle harekete geçirmesi ya da toplumla çatışma topluluğa ters düşme şeklinde olumsuz sonuçları görülebilir.&lt;br /&gt;Özgüven konusunda temel nokta bizi harekete geçiren bu gücün ne kadar sağlıklı ve gerçekten ne kadar olumlu ve pozitif olduğudur.Çünkü özgüvenin temelinde insanın pozitif olma duygusu yatar.Eğer bir durumla ilgili negatif düşünceleriniz ne kadar fazlaysa o durumla ilgili iş yapma kapasiteniz de o oranda azalacaktır. Kısacası o işi yapmak istemeyeceksiniz ya da mecbur olduğunuz için yapacaksınız.Bu da sizin o işten alacağınız verimi ve başarıyı haliyle düşürecek. Hangimiz başarmayı yürekten istediğimiz bir konuda çok çalışıp ta kaybetmiş ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgüven konusuyla, hayattaki başarılarımızın doğru orantılı olarak birbirini tamamladığı göz önünden kaçırılmaması gereken bir nokta.Bizler başarılı olduğumuz, üzerinde defalarca alıştırma yaptığımız bir konuda daha az hata yapma olasılığına sahibiz.Sizlere hata yapmayacağımızı söylemiyorum ama gerçekten böyle bir durumda heyecanımızı daha iyi kontrol ettiğimiz için daha başarılı oluruz.Çünkü biz önceki yaşantılarımızla, birer deneyim kazanmış ve artık tecrübe sahibi olmuşuzdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla herhangi bir konuda ne kadar çok çalışırsak ve başarılı olursak özgüvenimizde o oranda artmakta diyebiliriz&lt;br /&gt;Biz insanların en çok yaptığı hatalardan biri bir başarısızlıkla karşılaştığımızda o başarısızlığımızın sonucunda kendimize olumsuz ifadelerde bulunmamızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu biraz açarsak hepimiz zaman zaman “Ah ben ne beceriksizim”, “benden adam olmaz”, “zaten şu işi başarsaydım alim olurdum” vb. bir sürü olumsuz yükleme yapmışızdır kendimize.Esasında bu yüklemelerimiz bizlerin gelecekte ki hayatında gerçekten pahalıya mal olmakta.Bizleri pasif , çekinden, özgüveni olmayan, arka planda kalmayı tercih eden bireyler haline getiriyor.Her şeyden korkar oluyoruz ve içimizde bulunan girişimcilik ruhunu yok ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunların yanı sıra kendi olumsuz varsayımlarımızla beslediğimiz “yıkıcı” düşünce yapılarımızı yenmek için bazı “onarıcı” teknikler de var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güçlü yönlerimizi belirlemek ve onların üstünde daha çok durmak: Denediğimiz her yeni şey için kendinize şans tanımalıyız. Önemli olan elde edilen sonuç değil, bu yolda harcanan çabalardır. Bu yüzden kendimizi takdir etmeyi bilmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk almak: Her yeni deneyime yeni bir öğrenme fırsatı olarak bakabilmek.Asıl olan kazanmak yahut kaybetmek değil! Ancak bu şekilde yeni fırsatlarla karşılaşabiliriz ve kendimizi olduğumuz gibi kabul edebiliriz. Aksi taktirde, her fırsat açılmamış bir kutu olarak içimizde kalacak; dolayısıyla doğrudan başarısızlıkla sonuçlanıp, kişisel gelişimimizi engelleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç konuşma yapmak: İç konuşma yaparak olumsuz varsayımlarımızla başa çıkabiliriz. Kendimize haksızlık ettiğimiz bu durumlarda, “dur bakalım, o kadar da değil” diyerek daha olumlu varsayımlar üretmeliyiz. Örneğin, herhangi bir şeyin mükemmel olmasını beklediğimiz bir durumda , herşeyi mükemmel yapamayacağımızı, önemli olanın elimizden geldiği kadarını en iyi şekilde yapmaya çalışmak olduğunu kendimize hatırlamak harika bir fikirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel değerlendirme yapmak: Kendimizi her şeyden ve herkesten bağımsız olarak değerlendirebilmek... İçsel olarak kendimiz kendi davranışımız hakkında ne düşünüyoruz? Bu tarz bir bakış açısı içsel olarak daha güçlü hissetmemizi sağlayacak ve kişisel gücümüzü başkalarının ellerine teslim etmemizi engelleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini sevmek: İnsanlar kendilerini sevdiklerinde hem duygusal hem de fiziksel olarak kendilerini güvende hissederler ve kendileriyle barışık yaşarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini tanımak: Kendilerini tanıyan insanlar kendi güçlü ve güçsüz yönlerini iyi bilirler. Bir topluluğa girdiklerinde kendilerini ifade ederken kendi potansiyellerinin farkında olarak harekete geçerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedef Koymak: Tabi burada kastedilen hedef açık venet koyduğumuz hedefler.Elbette ki çok büyük genel hedeflerimiz olabilir.Ama bunlara ulaşmamız için mutlaka planlı ve daha gerçek hedeflerimizde olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pozitif Düşünmek: Pozitif düşünce özgüveni harekete geçirmeye zorlayan belki de en önemli etkenlerden biri. Olumsuz bir düşünceyle herhangi bir başarı elde etmek çok güç. Bu bizi ancak karamsarlığa götürür. O yüzden kendimizi pozitif düşünmeye alıştırmamız ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmemiz bize hayatımızda çok şeyler kazandıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir iletişim: Sağlıklı bir iletişim yeteneğimiz olması bizlerin çevremizde sevilen saygı duyulan güvenilen insanlar olmamızı sağlar.Çevremizde olumlu bir imaja sahip olduğumuzda kendimize güvenimiz artacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir ifade yeteneği: Toplum içinde konuşmak için bol bol okumamız konuşma tekrarları yapmamız ve hatta zaman zaman iyi birer hatip olabilmek için evde çalışmamız ve sonucunda da konuşma yeteneğimizi artırmamız bize topluluk içinde daha çok söz söyleme imkanı tanıyabilir.Bu da bizi yine özgüven konusunda olumlu destekleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyguları kontrol etme : Duyguları ile başa çıkabilen çocuklar duygularının esiri olmazlar. Beklenmedik davranışlar göstermezler. Korkuları ve endişeleri ile başa çıkabildikleri için riskleri göze alabilirler. Mutsuzluklarının kendilerini sürekli engellemesine izin vermedikleri için sıkıntılı dönemlerini kısa sürede atlatabilirler. Anlaşmazlık olduğunda kendilerini iyi savunurlar. Kıskançlık, öfke gibi doğal olan duyguları yaşadıklarında suçluluğa kapılmazlar. İlişkilerinde neşe, sevgi ve mutluluk ararlar. Kimseye körü körüne kapılmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne babalar çocuğu özgüvenli yetiştirmek için neler yapabilir ?&lt;br /&gt;* Çocuğun güçlü olduğu konularda büyüklerine yardımcı olmalarına izin verilmesi.&lt;br /&gt;* Yaptığı işe çok fazla müdahale etmeyerek kendisine duyulan güvenin belli edilmesi.&lt;br /&gt;* Onunla zaman geçirerek önemli olduğunun kanıtlanması.&lt;br /&gt;* Onların düşünce ve inançlarının eleştirilmeden dinlenmesi.&lt;br /&gt;* Potansiyellerini sınamaları için riske atılmalarının teşvik edilmesi.&lt;br /&gt;* Yaptığı işlerle ilgili ona olumlu tepkiler verilmesi.&lt;br /&gt;* Çocuğa yönelik eleştirilerin dolaysız, açık ve dürüst olması.&lt;br /&gt;* Kendisini tanıması için sosyal etkinliklere (Resim, tiyatro, spor.... vb.) yönlendirilmesi.&lt;br /&gt;* Karşılaştırma yapmaktan kaçınılması.&lt;br /&gt;* Çocuğun sınırlarını göz önünde bulundurarak çok zor hedefler belirlememesine yardımcı olunması.&lt;br /&gt;* Hedeflerine ulaşmada geçtikleri her aşama için teşvik edilmesi. (Daha uzun birlikte olmak, hafta sonu sinemaya birlikte gitmek, evde parti yapmasına izin vermek.....vb.)&lt;br /&gt;* Onların hedeflerine saygı gösterilmesi.&lt;br /&gt;* Olumsuz düşüncelerini bir kenara bırakarak kendileri adına olumlu şeyler söylemeleri için cesaretlendirilmesi.&lt;br /&gt;* Düşüncelerinde genelleme yapmalarının engellenmesi. (Sınav konularının hiçbirini öğrenmemistik yerine Sınav konularının bazılarını öğrenmemiştik .... vb.)&lt;br /&gt;* Düsüncelerindeki abartılı ifadelerin daha doğru ifadelere yöneltilmesine yardımcı olunması (Öğretmen beni hiç dinlemiyor yerine Soru sorduğumda bazen öğretmen beni dinlemiyor.....vb.)&lt;br /&gt;* Sık sık konuşma fırsatı verilmesi ve düzenli aralıklarla çesitli konularda sohbetler edilmesi.&lt;br /&gt;* Kültür farklılıkları,farklı insanlar ve durumlar hakkında tartısmalar yapılması.&lt;br /&gt;* Beden dilinin önemi üzerinde durulması.&lt;br /&gt;* Ev içinde ve dışında basarabileceği sorumluluklar verilmesi. (Sofrayı kurma, telefon faturasını yatırma, ufak tefek alısveris yapma.... vb.)&lt;br /&gt;* Değişik yaş gruplarındaki insanların bulunduğu ortamlara girmesine fırsat yaratılması.&lt;br /&gt;* Pozitif düşüncelerin paylaşılarak olumlu düşünme yeteneğinin gelistirilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak ; Özgüven için başınızı kaldırıp biraz dik durmanız ve geleceğe güvenle pozitif bir şekilde bakmanız hayatınıza yeni bir ufuk kazandıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psik. Dan. Selçuk Arıcı&lt;br /&gt;İnsan Kaynakları Uzmanı&lt;br /&gt;selcuk@diyalog.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-1647180795898533029?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/1647180795898533029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=1647180795898533029' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/1647180795898533029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/1647180795898533029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/07/ozguven-gelistirme-taktikleri.html' title='Ozguven Gelistirme Taktikleri'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-2068261105320524058</id><published>2007-07-25T10:36:00.000-07:00</published><updated>2007-07-25T10:38:00.115-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Hayatimiz sikayet etmekle geciyor</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             Hayatımız şikayet etmekle geçiyor                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1184140401.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt; &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Hayatımız şikayet etmekle geçiyor ? Bize toplum olarak ne oldu böyle ? Psik. Dan. Selçuk Arıcı ' nın yazısı&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;İnsanları anlamak veya anlayamamak üzerine herhalde o kadar çok kafa yormuşumdur ki ? Bazen trafikte ilerlerken neden saldırgan bir biçimde araba kullandıklarını anlayamamışımdır mesela. Ya da trafikte yavaş yavaş seyrederken neden sürekli şerit değiştirmeye çalıştıklarını veya arabalarındaki çöpleri yola attıklarını bir türlü anlayamadım. Yine çoğunlukla neden hep şikayet ettiklerini de anlamış değilim. Her konuda kendisine bir şey sorulduğunda sürekli şikayet üzerine şikayet. Yok efendim burası böyle olmalıydı. Yok devlet buraya yatırım yapmıyor. Nerede bu devlet ? mahallemize hizmet gelmiyor buradan yetkilileri kınıyorum ! Okula giderler ve kendilerine ücretsiz ders kitabı dağıtılır. Vay efendim bu kitaplar için devlet kime peşkeş çekti ? Bu öğretmenler de ne biçim eğitim veriyorlar öğrencilere? Ben onları o kadar yetiştirdim, yemedim yedirdim içmedim içirdim sen benim oğluma nasıl zayıf verirsin ? Yok efendim bu hükümette neymiş böyle hiç hizmet getirmedi. Kendi adamlarına yedirmiştir mutlaka. Yine bir hastane kuyruğu sırasında sırasını bırakıp gezinen bir hasta doktora dönerek , vay efendim sen benim sıramı nasıl başkasına verirsin ? Veya sen ne biçim doktorsun ? Nasıl ameliyat yapıyorsun ? Senin doktorluğundan bile şüphe ederim !!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani yukarıda yazdığım şikayetlerin milyonlarcasını duydunuz sanırım. Toplum olarak nedir bu yapımız hiç düşündünüz mü ? her şeyi karşısındakinden bekleyen, sürekli kendisi için en iyisini isterken başkasıyla ilgili olarak onu da ben mi düşüneceğim diyen, sürekli şikayet eden ve kendisi için yapılan bir faydayı adeta karşısındakine zehir edecek şekilde şikayette bulunmak. Kendisi için çeşitli hizmetlerde bulunulsa da hala nankörlük edip hizmet edenleri yerin dibine sokmak. Onlara hakaretler etmek. Nedir bu içine büründüğümüz şüpheci, şikayet edici, bir türlü tatmin olmayan, bir türlü bulunduğu duruma şükretmeyen yapımız ? Sanki kendimiz her konuda çok mükemmelmişiz gibi başkalarını durmadan eleştirmek ve bununla da kalmayıp bir de yerin dibine sokmak. Nedir bu acizliğimizin nedeni hiç düşündünüz mü ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar yılı yokluk içinde yaşayan milletim acaba fazlaca mı magazinel programlar seyrediyor ? Ya da oradaki zengin yaşantılara özeniyor. Acaba içimizde gizliden gizliye de olsa varolan sahip olma duygumuzun nedeni ne ? İnsan tatminsiz bir varlık mı ki her zaman önce ben sonra başkaları diyen. Kendi ihtiyacını karşıladıktan sonra başkasını düşünmeyen ? Kaçınız bulunduğunuz günün sabahına kavuştuğunuzda Allah’a şükrediyorsunuz ? Kaçınız uykudan uyandığınızda halen sağlıklı ve sağ olarak uyandığınıza şükrediyorsunuz ? Şükür kelimesinin anlamını kaçınız içine idrak ederek yaşıyorsunuz ? Sizin hiç iki eliniz olmadan ağzınızla yazı yazdığınız oldu mu ? Veya bacaklarını kaybetmiş bir kişinin sokakta ilerlerken ne kadar zorlandığını gördünüz mü ? Ve o anda belki de hiç aklınıza getirmediğiniz kendi bacaklarınızın sağlığını hiç düşündünüz mü ? Zira siz o bacaklarla yürüyorsunuz ? Ama yürüyemeyenler var. Duyabiliyor, konuşabiliyor ve görebiliyorsunuz . Bunları yapamayanlar var. Veya dermansız bir derde düşüp te kurtulmak için her şeyini verebilecek insanlar da var çevremizde. Rabbim derman bekleyen ve kendisine inanan tüm kullarına şifa versin ki birçoğumuz elimizde olanların farkında değiliz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımız şikayet ve itiraz etmekle geçiyor. Bize her kim ne hizmette ve yardımda bulunursa bulunsun hep daha fazlasını da isteyen biz değil miyiz ? Hep itiraz eden ve kurallara kendimiz uymazken başkalarının kurallara neden uymadığını sorgulayan biz değil miyiz ? Başkalarının düştüğü kötü duruma içten içe gülen ve sözde dostluk ilişkileri kuran biz değil miyiz ? Yaşamın kendisini sadece ama sadece bir ev, bir araba ve paradan ibaret sanan biz değil miyiz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soruyorum sevgili okuyucularım. Hepimiz çok mu mükemmeliz ki başkalarını eleştirip duruyoruz ? Başkalarını eleştirmek ne kolay değil mi ? Hiç bir an olsun kendinizi sorguluyor musunuz ? Siz çok mu mükemmelsiniz ki sürekli şikayet ediyorsunuz ? Neden şikayet etmek yerine elinizdekileri ölçmüyorsunuz ? Sahip olduğunuz değerlerin farkında değilsiniz ? Sağlınızın, imkanlarınızın, ailenizin, sizin için yapılan hizmetlerin, işinizin, ülkenizin ve sahip olduğunuz binlerce şeyin neden farkında değilsiniz ? Yoksa siz hayata şikayet etmek için mi geldiğinizi sanıyorsunuz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gözlerinizi kapatın ve bir an için sahip olduklarınızın 10 tanesinin bile hayatınızdan bir an için çıktığını düşünün. Bu siz de ne gibi bir duyguya neden oldu ? Kendinizi nasıl hissediyorsunuz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahip olduklarınız için ne zaman şükredeceksiniz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psik.Dan.Selçuk Arıcı&lt;br /&gt;İnsan Kaynakları Uzmanı&lt;br /&gt;selcuk@diyalog.com&lt;br /&gt;www.motivasyoncu.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-2068261105320524058?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/2068261105320524058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=2068261105320524058' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2068261105320524058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/2068261105320524058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/07/hayatimiz-sikayet-etmekle-geciyor.html' title='Hayatimiz sikayet etmekle geciyor'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-1709306713022284771</id><published>2007-07-25T10:35:00.000-07:00</published><updated>2007-07-25T10:36:30.932-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelisim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Giyim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>P. Cardin: Baaarili olan kopyalanir</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             P. Cardin: Başarılı olan kopyalanır                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img style="width: 206px; height: 141px;" src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1151064009.jpg" border="1" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt; &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Pierre Cardin: Başarılı olan kopyalanır&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;Çırağan Sarayı’nda düzenleyeceği “Dünden Bugüne Pierre Cardin” defilesi için Türkiye’ye gelen Fransız moda devi Cardin, “Başarılı olan kopyalanır, bizi de kopyalıyorlar, çünkü bize hayranlar” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 yıl aradan sonra Türkiye’ye gelen efsane modacı Pierre Cardin, 22 Haziran’a kadar İstanbul’da olacak. Geçmişten günümüze farklı tasarımlarını bir defilede biraraya getiren Pierre Cardin’in, ilki Paris’te yapılan “Dünden Bugüne Pierre Cardin” konulu defilesinin 5’incisi halkası 21 Haziran’da Çırağan Sarayı’nda gerçekleşecek. Organizasyonda Başbakan Tayyip Erdoğan, Cardin’e ‘Fahri Dostluk Elçisi’ plaketi verecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü modacı Pierre Cardin, Aydınlı Grup’la yıl başında imzaladığı ortaklık anlaşmasını kutlamak için 25 yıl aradan sonra Türkiye’ye geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modacı, Çırağan Sarayı’nda 21 Haziran’da 60 yıllık moda tarihini yansıtan “Dünden Bugüne Pierre Cardin” adlı bir defile yapacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da organizasyona katılarak, modacıya ‘Fahri Dostluk Elçisi’ plaketi verecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL, DEFİLENİN 5’İNCİ HALKASI&lt;br /&gt;“Dünden Bugüne Pierre Cardin” defilesinin ilki Paris’te, 2’ncisi Roma’da, 3’üncüsü Meksika’da gerçekleştirilmişti. 4’üncüsü ise 19 Haziran’da Atina’da yapıldı. Çırağan’daki defile ise halkanın 5’incisi olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;129 ülkede canlı olarak yayınlanacak defilede yabancı modellerin yanı sıra Şenay Akay, Ceylan Saner, Sema Şimşek, Yüksel Ak ve Cansu Dere gibi Türk mankenler de görev alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TECRÜBELERİNİ NTV’YE ANLATTI&lt;br /&gt;Pierre Cardin defilesi öncesi NTV’de akşamüstü programının konuğuydu. Türk tekstilini çok başarılı bulduğunu belirten Pierre Cardin, markalarının taklit edilmesiyle ilgili “başarılı olan kopyalanır” dedi.&lt;br /&gt;“İnsanlar varolanı, saygı duyduklarını kopyalıyor. Bu bizler için elbette ki rahatsız edici. Markalar müşterilerini kaybediyor. Ancak unutmayın bizi kopyalıyorlar, taklit ediyorlar, çünkü bize hayranlar” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pierre Cardin, modaya bakışının yanında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği hakkındaki düşüncelerini de NTV’ye anlattı:&lt;br /&gt;“Bu yaşımda şunu söyleyebilirim ki, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye kabul edilmesi gayet mantıklı. Bunun tersini düşünen bazı Fransızlar var ama benim gibi Türkiye’yi tanıyanlar üye olmanızdan yana. Bir kere tarihiniz, bulunduğunuz bölge, kültürünüz çok zengin. Ben Türkiye’yi zaten Avrupalı olarak görüyorum. birgün siz de göreceksiniz, Türkiye AB ülkesi olacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="width: 323px; height: 212px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/236769.jpg" align="left" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;İstanbul Boğazı'nda tekne turu yapan Cardin'e Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Said Kavurmacı eşlik etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”MÜMESSİLLİK SORUNU YOK”&lt;br /&gt;Öte yandan Pierre Cardin, Türkiye’de mümessillik sorunu yaşadığı yönündeki haberler ile ilgili olarak böyle bir sorun bulunmadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydınlı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şevki Kavurmacı da bir şirketin edinimlerini yerine getirmemesi nedeniyle böyle bir sorun yaşandığını, ancak kendilerinin onların da borçlarını üstlenerek sorunu ortadan kaldırdıklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: www.ntvmsnbc.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-1709306713022284771?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/1709306713022284771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=1709306713022284771' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/1709306713022284771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/1709306713022284771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/07/p-cardin-baaarili-olan-kopyalanir.html' title='P. Cardin: Baaarili olan kopyalanir'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-103017602831385604</id><published>2007-07-25T10:33:00.000-07:00</published><updated>2007-07-25T10:34:57.011-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Giyim'/><title type='text'>Erkekler icin giyim onerileri</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             Erkekler için giyim önerileri                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1151064615.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt; &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Erkekler için giyim önerileri. Nasıl giyinmeli ? İşte Yanıtı:&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;Günümüzde artık bakımlı olmayı yaşamın bir parçası kabul eden erkekler için “şıklık rehberi” hazırlandı. Moda uzmanı Adam di Stefano tarafından hazırlanan rehberde günümüz erkeğine tavsiyelerde bulunuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şıklığın altın kuralları trendleri takip etmek, siyah ayakkabıyı beyaz çorapla giymemek, her zaman formda olmak ve kendi kimliğinden uzaklaşmamak olarak sıralanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Askmen” sitesinin, “Stilinizi Geliştirmek İçin Öğütler” başlığıyla hazırlanan bölümünde, moda uzmanı Adam di Stefano günümüz erkeğine tavsiyelerde bulundu. Modanın günümüz erkeğinin yakından takip ettiği bir kavram olduğunu ve artık erkeklerin de eşleri ve kız arkadaşları yanlarında olmadan giyim kuşam alışverişi yaptıklarını belirten Stefano, “Erkeklerin yaşamı üçe ayrılır; iş, özel hayat ve sosyal aktiviteler. Eğer şıklığınızla görenlerin dönüp ikinci kez bakmasını istiyorsanız bu rehberi takip edin” tavsiyesinde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı erkekler için kendi stilini oluşturmanın adeta “korkulu bir rüya” olduğunu anlatan Stefano, şu altın öğütlerde bulundu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Uzmanları dinleyin: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Benim gördüğüm pek çok erkek alışverişe önce anneleri, sonra kız arkadaşları ya da eşleriyle çıkıyor. Eğer kendi stilinizi oluşturmak istiyorsanız uzmanları dinleyin. Dergileri veya bunun gibi erkeklere yönelik sitelerini okuyun. Ancak bunu yaparken de sadece spor yorumlarını ya da güzel yıldızların fotoğraflarına göz gezdirip bırakmayın, bunun gibi yazılardan görüş alın. Beyaz ve açık renk çorapları siyah ayakkabıyla giymeyin, kemerinizle ayakkabınız uyumlu olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Trendleri takip edin: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Moda değişen bir kavramdır. Bir gün moda olan öbür yıl demode olur. Peki değişen trendleri nasıl takip edeceksiniz? Ünlü oyuncuların, futbolcuların kıyafetlerine bakın, neyin moda olduğunu anlarsınız. Ama tabii bunları kendi stilinize uydurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Eskiye dönün: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Moda değişken olduğu kadar kendini tekrarlayan bir kavramdır. Önceki yıllarda moda olan ve unutulan kıyafetler bir süre sonra yeniden çıkar. Bir dönem moda olan, ama sonra unutulan pilot gözlüklerini hatırlar mısınız? Şimdi tekrar moda oldular ve onları yeniden çıkarmanın tam zamanı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="width: 231px; height: 307px;" src="http://i4.photobucket.com/albums/y131/ljarias/DUSTON_LARSEN_136.jpg" align="left" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gardrobunuzu yenilerken eskileri tamamen atmak kadar kötü bir düşünce daha olamaz. Logolu tişörtler, motosikletçi montları ve daha pek çok giysi, onlar yeniden moda olacaktır. Bunları son moda olanlarla kombinlemeniz çok iyi bir fikir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Formda olun: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Moda sadece ne giydiğiniz değil nasıl giydiğinizdir. İki kişiyi gözünüzün önüne getirin; biri atletik ve formda; diğeri bira göbeği bulunan, düşük omuzlu ve tombul... Kıyafetlerin hangisine yakışacağı açık. Formda kalmak biraz diyetine dikkat etmek, biraz da her hafta spor salonunda birkaç saat geçirmekle mümkün. Hem daha sağlıklı olursunuz, hem de giydikleriniz yakışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Kendiniz olun: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu öğütlerin yanında en önemlisi kendiniz olun. Giysiler mankenlerin üzerinde güzel durur ama onlar sizin için yapıldı. Kendine güvenen bir erkeğin giydiği kıyafet de yakışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK: www.egos.com.tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-103017602831385604?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/103017602831385604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=103017602831385604' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/103017602831385604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/103017602831385604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/07/erkekler-icin-giyim-onerileri.html' title='Erkekler icin giyim onerileri'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1069434054051414466.post-5392430851026541679</id><published>2007-07-25T10:26:00.000-07:00</published><updated>2007-07-25T10:32:01.741-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaklasim'/><title type='text'>Elestiri Nasil Yapilmali?</title><content type='html'>&lt;table border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="100"&gt;&lt;table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="100%"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td bgcolor="#336699" height="1"&gt;&lt;center class="style2"&gt;                             Eleştiri Nasıl Yapılmalı ?                          &lt;/center&gt;&lt;/td&gt;                         &lt;/tr&gt;                       &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td rowspan="2"&gt;                                                                                     &lt;div align="left"&gt;&lt;img src="http://www.motivasyoncu.com/pictures/1184313756.jpg" border="1" height="170" width="250" /&gt;&lt;/div&gt;                                                                             &lt;/td&gt;                       &lt;td class="black10" align="right" valign="top" width="100%"&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="article_baslik"&gt; &lt;/span&gt;                          &lt;hr noshade="noshade" size="1" width="100%"&gt;                      &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td class="black14" align="left" valign="top"&gt;Nasıl eleştiri yapmamaız gerektiğiniz gerçekten biliyor muyuz ? Psik.Dan Selçuk Arıcı'nın yazısı&lt;/td&gt;                     &lt;/tr&gt;                     &lt;tr&gt;                       &lt;td colspan="100" background="detay_dosyalar/dot_black.gif" height="1" width="100%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;!-- haber content --&gt;                               &lt;br /&gt;                                Eleştirmek Ama Nasıl ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde NTV’de yayınlanan ve Kadir Çöpdemir’in sunduğu seçimle ilgili sokak röportajlarının yapıldığı bir program izliyordum. Programda Kadir Çöpdemir sokakta karşılaştığı insanlara dolaylı yoldan “çaktırmadan” kime oy vereceklerini sorarak sokağın nabzını tutuyordu. Orada ilginç bir röportaja şahit oldum. Kadir Çöpdemir röportaj yaptığı bey’e eğitim konusunda ne düşündüğünü sordu. Ben merakla ne cevap vereceğini düşünürken beyefendi tam da kendisinden beklenen cevabı verdi. Eğitim çok kötü. Ben başka ne söyleyecek diye beklerken İkinci soru; Peki abi bu eğitimi nasıl düzeltirsin ? Verilen cevap bir o kadar ilginç. Yaklaşık 40 saniye sessizlik ve ben bu konulardan hiç anlamıyorum aslında! Herhalde benim gibi milyonlarca seyirci de aynı şekilde donmuş kalmıştır. Zira insanımın bir şeyi beğenmezken veya itiraz ederken neye itiraz ettiğini bile bilmemesi size de ilginç gelmiyor mu? Aslında bir şeyi eleştiriyorsanız mutlaka ki sizin de kafanızda varolan bir çözüm yolu vardır. Yanlış yapıyorlar, şurası yanlış, şurası böyle olmalıydı diye iki cümleyi yan yana koyabiliyorsan eleştirirsin. Oysa benim insanım çoğu zaman itiraz ediyor ama neye itiraz ettiğini bile bilmiyor. Hayatın her aşamasında bununla karşılaşmıyor musunuz? Çevrenizde sıklıkla görüyorsunuzdur. Herhangi bir konuda birisine fikri sorulduğunda işe önce eleştirerek başlar. Vay efendim bu böyleydi. Bunu nasıl böyle yaptı. Kendisine hiç yakıştıramadım. Zaten bunlar ülkeyi gerdi. Bunların niyeti bozuk. Bu adam çok beceriksizdir. Böylelerini asacaksın bak bir daha yapıyor mu ? Böyle bir sürü eleştiri bombardımanı sürer gider. Ama aslında dokunsanız eleştirmeye başlayan insanım yapıcı, çözüm getirici bir şey sorulduğunda Ben bilmem onu devlet yetkilileri düşünsün. Veya ben bilmem beyim bilir moduna girer. Eleştirirken onlarca cümleyle adeta ne kadar eleştiri ifadesi, cümlesi biliyorsak söyleriz ama peki çözümü ne olacak dendiğinde 2 cümle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa hayata neden geldiğiniz, neden okuduğunuz, neden çalıştığınız, şimdiki eşinizle neden evlendiğiniz, neden şimdiki işinizi seçtiğiniz, hayattaki amacınız, çeşitli konularda dünya görüşü oluşturmuş olmak, bu sorulara cevap verebilmek çok mu zor? Neden ve niçin sorularını sorarak gerek kendimizle ilgili, gerek yaşantımızla alakalı ve gerekse de içinde yaşadığımız sosyal topluluk içinde karşımıza çıkacak veya çıkan bir çok soruyu önceden düşünmek ve cevaplarını önceden vermek çok mu zor ? 5N1K (Ne, nasıl, neden, nerede, niçin ve kim) sorularını yaşamımızın her noktasına sokmak çok mu zor ? Eğer siz kendi yaşam dünyanıza ait nedenleri ve niçinleri henüz cevaplamadıysanız, Rabbimin bizleri neden dünyaya gönderdiğini bir kez bile düşünmediyseniz, içinde yaşadığınız toplumun herhangi bir konudaki neden ve niçinini bir kez bile aklınızdan geçirmediyseniz ama buna rağmen her konuda her şeyi aynı formatta eleştiriyorsanız o zaman neden varsınız ? Siz eleştirmek için mi yaratıldığınızı sanıyorsunuz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapıcı olduğu zaman, insanlara yeni bir fikir, olumlu bir davranış kazandırdığı zaman, kendi yaşamına olumlu bir yön verip neden yaratıldığımız gerçeğine ulaştığımız zaman, yaptığımız işte en iyi ve verimli sonuca ulaştırdığı zaman belki de dünyanın en güzel şeylerinden birisi eleştirmektir. Oysa ancak kötü niyetle, yıkmak için, karşı tarafın sinirlerini bozmak için, bazen ego tatmini için, karşımızdakine olumlu hiçbir katkısı olamayan yıkıcı eleştiriyi yapmak nasıl bir halet-i ruhiyeye sahip bir insanın yapacağı bir şeydir bir kez daha düşünmenizi isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın yaşama bakış açınızı önce karşımdakine ve sonra da kendime fayda olarak temellendirebilirseniz inanıyorum ki kendi egonuzu da kontrol altına almış olacaksınız. İnsana bencilce, olumsuz davranışlar yaptıran, hiçbir faydası olmayan, aksine yıkıcı olan bütün davranışları yaptıran kendi “ben”cil egosu değil mi? Şunu net olarak kendi benliğinize yerleştirmelisiniz. Farzedelim ki önünüze bir tabak meyve geldi ve o tabaktan ilk olarak sizin meyve almak gibi bir imkanınız var. Bakın net olarak söylüyorum büyüklükleri farklı olan aynı meyveden küçük olanı almazsanız, tek çeşit olan bir meyveyi çok isteseniz de bunu karşı tarafında belki de sizin kadar isteyebileceğini hesap etmeden önce siz almaya çalışırsanız veya tabakla gelen tek bir meyve bıçağını kullanmak için adeta diğer insanlarla yarışırsanız kendi benliğinizi asla olması gereken düzeye çekemezsiniz. Oysa seçimlerinizi karşı tarafı da düşünerek yaparsanız o zaman kendinizle daha barışık olacağınızı ve vicdanınızın daha rahat edeceğini net bir şekilde söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egonuzu düşürmek mi istiyorsunuz ? O zaman karşı tarafı düşünün. Eleştirmeden önce lütfen o konuyla ilgili bilgi sahibi olun. Araştırın ve derinlemesine fikir elde edin. Karşı tarafın neler yaptığını iyice öğrenin ve ona göre kendi önerilerinizi sıralayın. Ortaya hiçbir şey koymadan sadece yıkmak için, eleştirmiş olmak için eleştirmeyin. Yapıcı olun ki insanlar sizin eleştirilerinizi dikkate alsınlar. Siz eleştirdiğiniz zaman sizden sıkılmasınlar. İnsanlar kendileri için bir iyilik yapmaya çalıştığınızı hemen anlamasa bile bir sonraki veya ondan sonraki başka bir olayda mutlaka anlayacaklardır. Eğer siz sadece kendiniz için değil de insanlar için de yaşarsanız, eğer bir bütünün ancak birer parçası olduğunuzu anlarsanız o zaman sosyal anlamda saygı duyulan birisi de olursunuz. Unutmayın ! Hayata ne sadece kendiniz için geldiniz, ne de sadece başkaları için. Hayata hem kendinizi kurtarmak, hem de çevrenizdeki insanlara, ülkenizdeki insanlara, aynı dine inandığınız insanlara ve hatta yapabiliyorsanız dünyadaki tüm insanlara verebileceğiniz bir fayda için geldiniz. Esasında bütün bunları yapıp, yapamamak sizin sınavınız değil mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psik. Dan. Selçuk Arıcı&lt;br /&gt;İnsan Kaynakları Uzmanı&lt;br /&gt;selcuk@diyalog.com&lt;br /&gt;www.motivasyoncu.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1069434054051414466-5392430851026541679?l=bireyselbasari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/feeds/5392430851026541679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1069434054051414466&amp;postID=5392430851026541679' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5392430851026541679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1069434054051414466/posts/default/5392430851026541679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bireyselbasari.blogspot.com/2007/07/elestiri-nasil-yapilmali.html' title='Elestiri Nasil Yapilmali?'/><author><name>bilgisayardersi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17390772405594710031</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
